16 Mayıs 2009 Cumartesi

LOST 5. Sezon Finali
















Kuşkusuz dünyanın gelmiş geçmiş en iyi dizilerinden biri olan Lost'un 5.sezounu her sezon finalinde olduğu gibi yine mükemmel bir sezon finaliyle sona erdi.En zor kısım ise 6. sezonun başlaması için yine 9 ay beklemek.Benim gibi Lost fanatikleri bu durumun zorluğunu daha iyi anlarlar.Dizide büyük finale sadece 16-17 bölüm kaldı.Hal böyleyken bir çok Lost sorusu cevaplandı 5. sezon finalinde.Lost'un her zaman yaptığı gibi tabii ki yine bu cevapların yanına bir çok soru daha eklendi.Bir kaç sezondur tam bir sır olan Jacob bu sezon finalinin büyük sürpriziydi.Jacob'ın aslında esas kız ve esas oğlanlarla ayrı zamanlarda karşılaşmalarını izledik ve aslında lostielerin adaya geri dönmesi konusunda asıl etkenin Ben değil Jacob olduğunu gördük en azından bir kaçında.Ilana ve tayfası aslında Jacob'a yardım için adaya gelmişler ve sezon finalinin son ve en çarpıcı sahnesi olan taşıdıkları sandıktan John Locke'un ölü bedeninin çıkması hepimizin ağzını açık bıraktı.Eğer John Locke ölüyse adadaki John kim? Bölüm başında Jacob ve başka bir adamın konuşmasını gördük Jacob beyaz o ise siyah giyinmişti, siyahlı olanın John'un bedeninde adaya döndüğünü düşünüyorum.Jacob'ın izlediğimiz bu flasbackinde adaya yelkenliyle birileri geliyor ama öğrenemiyoruz kim olduklarını(gemi Blackrock sanırım) .Bana göre onlar Richard Alpert ve tayfasıdır ve Jacob onları adaya çağırmıştır.














Gördüğümüz üzere Jacob ve siyahlı adam adanın hakimleridir ve Jacob onu bi şekilde adadan sürdürmüştür.John un konuşmalarından anlıyoruz ki aslında o siyahlı adamdır ve John'un kılığında adaya dönmeyi başarmış ve Jacob ı öldürmeyi amaçlamaktadır.Bunu Benjamin'i kullanarak ta başarmıştır zaten.Evet Benjamin de sonunda bir başkası tarafından beyni yıkanmış ve kullanılmıştır.Ben Jacob ı bıçakladığında Jacob "geliyorlar" dedi ve bunun iki olasılığı olduğunu düşünüyorum; Jacob'ın esas kız ve esas oğlanları ada dışındayken ziyaret edip buna zemin hazırlaması ve onların adaya dönüp bi şekilde Jacob'ı kurtarması ya da Ilana'dan yardım isteyip adaya getirip Ilana ve tayfasının Jacob'ı kurtarması...Bu nasıl olacak? 30 yıl öncesine dönüp baktığımızda Jack,Sawyer,Kate Juliette,Sayid,Hurley ve Miles'ın hidrojen bombasını kuğuya atıp Faraday'in dediği gibi zaman loop'unun gerçekleşmesini bekliyorlar ama malesef bomba patlamıyor fakat kuğudaki enerji açığa çıktığından yarattığı çekim kuvvetiyle Juliette kuğuya düşüyor (Sawyer'ın tüm çabalarına rağmen) ve biz öldüğünü sanarken final bölümünde henüz ölmediğini görüyoruz.Juliette bi taş yardımıyla bombayı patlatmaya çalışıyor birkaç denemeden sonra bi patlama oluyor en azından biz öyle olduğunu görüyoruz.Eğer bu gerçekleşirse yaşananlar hiç yaşanmamış olacak ve lostieler Avustralya'dan LA'e giderken uçak kazası hiç yaşanmayacak.Benim fikrime göre hidrojen bombası patlamıyor.Finalde gördüğümüz beyaz patlama aslında bomba değil kuğudaki enerjinin açığa çıkması.Zamanda tekrar yer değiştirecekler ve 2007 yılına yani Jacob'ın öldürüldüğü zamana gidecekler.








( Jacob 'ı Mark Pellegrino canlandırıyor.)











Gecenin bu saatinde bunları yazarken benim bile kafam karıştı.Ama Lost bu, yine ters köşe yapabilir.9 ay bekleyip göreceğiz.Şimdiden sabırsızlanıyorum...

Yuksek


Geçen gün gecenin kör karanlığında Tv'yi açmış deliler gibi zaplarken keşfettim kendilerini.Koltuğun içine gömülmüş bir şekilde dururken,şarkının ileri kısımlarında kendimi koltukta zıplarken buldum.Extraball çok iyi şarkıymış.Onun gazına bir de albümünü de dinledim.Henüz yeni çıkmış,ama bence çok umut veriyor.Fransızlarında son zamanlarda yaptığı en iyi müzik elektroniktir herhalde.Extraball'u bu sene Dj'ler Clublerde çalsın.Çalmazsa kalplerini kırarım.

Albümü Away From The Sea'nin şarkı listesi:

1-Break Ya
2-Tonight
3-A Certain Life
4-Extraball feat. Amanda Blank
5-I Could Never Be A Dancer
6-So Far Away From The Sea Feat. The Bewitched
7-Little Dirty Trip (Vicarious Bliss Remix)
8-This Is Not Today featuring. Shit Disco
9-I Like To Play
10-So Down featuring. Chromeo
11-Freak O Rocker
12-Eat My Bear

Extraball

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Green Day - 21st Century Breakdown


Punk'ın efendilerinden olan Green Day tam 5 yıl aradan sonra yeni albümünü çıkarttı(müzik programına giriş gibi oldu).American Idiot albümünde punkdan daha çok rock havası varken bu albümde punka yakın daha çok şarkı var.Albüm ise tek kelimeyle şahane olmuş.Şahsen favorilerim The Static Age,21st Century Breakdown,!Viva La Gloria!,East Jesus Nowhere,American Eulogy










21st Century Breakdown


1. song of the century

act 1 - heroes and cons

2. 21st century breakdown
3. know your enemy
4. !viva la gloria!
5. before the lobotomy
6. christian's inferno
7. last night on earth

act 2 - charlatans and saints

8. east jesus nowhere
9. peacemaker
10. last of the american girls
11. murder city
12. ?viva la gloria? (little girl)
13. restless heart syndrome

act 3 - horseshoes and handgrenades

14. horseshoes and handgrenades
15. the static age
16. 21 guns
17. american eulogy
a - mass hysteria
b - modern world
18. see the light

Eurovision İlk Yarı Final ( Hadise - Düm Tek Tek )













2009 eurovision şarkı yarışması 1. yarı finali bu gece gerçekleşirildi.18 ülkenin yarıştığı yarı finalde Türkiye 9. sırada performans sergiledi.Hadise'nin performansı çoğu kişiyi tatmin etmedi.Bir çok nedeni var;en önemli nedenlerden biri sahnede fazla alakasız duran erkek vokaldi.Gerek kırmızı efektli sahnede kırmızı renkte giyinmiş Hadise ve dansçıları arasında o "ne alaka şimdi" dediğimiz yeşil gömleği ve Hadise'den çok onun sesini duymamız çoğu kişiyi rahatsız etti.Gerçi vokalin sesinin çok çıkmasının vokalin hatası olduğunu düşünmüyorum belli ki öyle istenmiş çünkü Hadise nakaratın bi kısmında şarkıyı söylemeyi bıraktı ki zaten sesi çok çıkmıyordu.Hadise'nin nakaratta hızını alamayıp çiftetelli yapması da cabası...Sonlara doğru performansa parende atarak dahil olan dansçı Uğur Yıldıran sahnede gayet iyiydi.Dansçı seçimi iyi ama neden vokale okadar özenilmemiş bilemiyoruz.Herşeye rağmen Hadise ve Düm Tek Tek yarı finalde öne çıkanlardandı ki nitekim finale kalmayı da başardık.Finalde daha iyi bi performans sergilemesini diliyoruz Hadise'nin...Finale kalan ülkeler ise; Türkiye , İsveç , İsrail , Portekiz , Malta , Finlandiya , Bosna - Hersek , Romanya , Ermenistan ve İzlanda.

Hadise'nin Eurovision 2009 yarı final performansını aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.


http://rs403.rapidshare.com/files/232235659/hadise_-_dumtektek_cp.avi


12 Mayıs 2009 Salı

Sıla - Sevişmeden Uyumayalım ( Remix )






Sıla'nın yeni çıkardığı 2. albümü İmza'nın çıkış parçası olan Sevişmeden Uyumayalım'ın internetten seçtiğim birkaç remix versiyonunu buradan dinleyebilirsiniz...

Katy Perry - Thinking Of You (Türkçe Çevirisi)



























Comparisons are easily done
Kıyaslamalar kolaylıkla yapılır

Once you've had a taste of perfection
Bir kere mükemmelliğin tadını aldınmı

Like an apple hanging from a tree
Ağaçta duran elma misali

I picked the ripest one
En olgununu kopardım

I still got the seed
Tohumu hala bende

You said move on
Sen ilerle dedin

Where do I go
Nereye gideyim?

I guess second best
Sanırım en iyi ikincisi

Is all I will know
Bütün bileceklerimin

Cause when I'm with him
Çünkü onunlayken

I am thinking of you
Ben seni düşünüyorum

Thinking of you
Seni düşünüyorum

What you would do if
Ne yapardın eğer

You were the one
Sen olsaydın

Who was spending the night
O geceyi geçiren

Oh I wish that I
İsterdim

Was looking into your eyes
Senin gözlerine bakıyor olmayı


You're like an Indian summer
Çok sıcak bir yaz gibisin

In the middle of winter
Kışın tam ortasında

Like a hard candy
Sert bir şeker gibi

With a surprise center
İçinde bir sürprizle

How do I get better
Nasıl daha iyi olabilirim

Once I've had the best
Bir kere en iyisini elde etmişken

You said there's
Demiştin ki

Tons of fish in the water
Suda tonlarca balık var

So the waters I will test
O yüzden suları test edeceğim

He kissed my lips
O dudaklarımı öptü

I taste your mouth
Senin ağzının tadını aldım

He pulled me in
Beni içine çekti

I was disgusted with myself
Kendimden iğrendim

Cause when I'm with him
Çünkü onunlayken

I am thinking of you
Ben seni düşünüyorum

Thinking of you
Seni düşünüyorum

What you would do if
Ne yapardın eğer

You were the one
Sen olsaydın

Who was spending the night
O geceyi geçiren

Oh I wish that I
İsterdim

Was looking into your eyes
Senin gözlerine bakıyor olmayı

You're the best
Sen en iyisisin

And yes I do regret
Ve evet pişmanım

How I could let myself
Nasıl göz yumdum

Let you go
Gitmene

Now the lesson's learned
Şimdiyse dersimi aldım

I touched it I was burned
Ona dokundum ve yandım

Oh I think you should know
Bilmen gerekir diye düşündüm

Cause when I'm with him
Çünkü onunlayken

I am thinking of you
Ben seni düşünüyorum

Thinking of you
Seni düşünüyorum

What you would do if
Ne yapardın eğer

You were the one
Sen olsaydın

Who was spending the night
O geceyi geçiren

Oh I wish that I
İsterdim

Was looking into your eyes
Senin gözlerine bakıyor olmayı

Looking into your eyes
Gözlerine bakıyor olmayı

Looking into your eyes
Gözlerine bakıyor olmayı

Oh won't you walk through
Gözden geçirmez misin

And bust in the door
Ve kapıyı kırmak

And take me away
Beni alıp götürmek

Oh no more mistakes
Bi daha hata yok

Cause in your eyes I'd like to stay...
Çünkü gözlerinde kalmak istiyorum...

stay....
kalmak...

11 Mayıs 2009 Pazartesi

2009 Yazında Müziğe Doyacağız!


























Artık dünya starlarının konserlerini izleyebilmek için yurt dışına gitmek yerine onlar ayağımıza kadar geliyorlar!Elbette bütün starları izleyemesek te en azından geçmişe göre çok daha fazla starın Türkiye'ye geldiği su götürmez bir gerçek.Özellikle son birkaç yılda bir çok dünya starı ülkemize konser vermek için teşrif ettiler.Buna son yıllarda büyük projeler ve büyük festivallerin katkısı çok büyük.Yine de bu ancak büyük sponsorlar aracılığıyla gerçekleşiyordu.Artık dünya starları avrupa turlarına Türkiye'yi de eklemeye başladılar.Bunun örneğini en çok bu sene görebileceğiz sanırım.En azından şimdiye kadar açıklanan konserlerin sayısı oldukça tatminkar görünüyor.Her geçen yıl daha da fazla starın ülkemizde konser vermesini bekliyoruz.Geçen sene gerçekleşmeyen Rock'n Coke festivali bu yıl en çok beklenen gruplardan biri olan Linkin Park'ı getiriyor.Sırf Linkin Park için bir çok kişinin festivale gideceğine eminim buna ben de dahil.Nine Inch Nails i unutmamak gerek, iki Grammy ödüllü grup ta festivalde sahne alacak.Rave, hardcore, endüstriyel ve breakbeat unsurları elektronik müziğe taşıyarak, müzik tarihinde bir devrim yaratan The Prodigy de bu yıl Rock'n Coke ta sevenleriyle buluşacak.Unutmadan söyleyeyim festival 18-19 temmuz tarihlerinde gerçekleşecek.Bu yıl konser vermesi kesinleşen bazı sanatçı/grup ların listesini verelim ;

Depeche Mode - 14 Mayıs - Santralistanbul

Santana - 06 Temmuz - Turkcell Kuruçeşme Arena

Loreena McKennitt - 13 Haziran - Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi

Placebo - 23 Haziran - Turkcell Kuruçeşme Arena

Patricia Kaas Kabaret! - 10 Haziran - Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi

Katy Perry - 09 Temmuz - True Blue

Deep Purple - 20 Temmuz - Turkcell Kuruçeşme Arena

Fatboy Slim - 01 Ağustos - Turkcell Kuruçeşme Arena


Ayrıca Britney Spears'ın son albümüyle aynı ismi verdiği Circus turunun 5 Ağustos'ta Türkiye'ye geleceği iddia ediliyor.İsrail'de yayın yapan bir radyo istasyonunun verdiği habere göre The Circus Starring Britney Spears turu İsrail ve Türkiye'ye uğrayacak.Söylentilere göre Sony Music'in onayından sonra tarihler resmi olarak açıklanacak.




10 Mayıs 2009 Pazar

Kanye West - Amazing ( Türkçe Çevirisi )



























Its amazing, Im the reason
Bu şaşırtıcı, sebebi benim

Everybody fired up this evening
Herkes yanıyor bu gece

Im exhausted, barely breathing
Bitkinim,zar zor nefes alıyorum

Holding on to what I believe in
İnandığım şeye tutunuyorum

No matter what you'll never take that from me
Ne olursa olsun onu benden alamayacaksın

My reign is as far as your eyes can see
Benim saltanatım gözlerinin görebileceği uzaklıkta

Its amazin, so amazin, so amazin, so amazin
Bu şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı

Its amazin, so amazin, so amazin, so amazin
Its amazin
(Lets go)

Bu şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı,çok şaşırtıcı Bu şaşırtıcı (gidelim)


Im a monster, Im a killer
Ben bir canavarım, bir katilim

I know Im wrong, yeah Biliyorum yanıldığımı, evet

Im a problem that'll never ever be solved
Ben asla çözülemeyecek bir problemim

And no matter what you'll never take that from me
Ve ne olursa olsun onu benden alamayacaksın

My reign is as far as your eyes can see
benim saltanatım gözlerinin görebileceği uzaklıkta

Its amazin, so amazin, so amazin, so amazin
Its amazin
(Lets go)

Bu şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı
Bu şaşırtıcı (gidelim)

Im a monster, Im a maven
Ben bir canavarım, bir uzmanım

I know this world is changin
Biliyorum, bu dünya değişiyor

Never gave in, never gave up
Asla teslim olmadım, asla pes etmedim

Im the only thing Im afraid of
Korktuğum tek şey kendimim.

No matter what you'll never take that from me
Ne olursa olsun onu benden alamayacaksın

My reign is as far as your eyes can see
Benim saltanatım gözlerinin görebileceği uzaklıkta

Its amazin, so amazin, so amazin, so amazin
Bu şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı

Its amazin, so amazin, so amazin, so amazin
Bu şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı

Its amazin, so amazin, so amazin, so amazin
Bu şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı

Its amazin, so amazin, so amazin, so amazin
Its amazin
Bu şaşırtıcı,çok şaşırtıcı,çok şaşırtıcı,çok şaşırtıcı Bu şaşırtıcı

Im amazin, yeah, Im all that
Ben şaşırtıcıyım, evet, hepsi benim

If I aint on my grind then what you call that?
Eğer işimi yapmazsam buna ne dersin?

Victorious, yeah, we warriors
Galip, evet, biz savaşçılar

We make history, strive for victory
Tarihi yaratırız, zafer için çaba sarfederiz

Standing at my podium
Platformda duruyorum

Im trying watch my sodium
Sodyumumu izlemeye çalışıyorum

Die high blood pressure
Yüksek tansiyondan ölüyorum

You even let the Feds getcha
Federallerin seni yakalamasına izin versen bile

Im amazin, born on the full moon
Ben şaşırtıcıyım, dolunayda doğdum

I was bred to get it in, no spoon
Bu amaç için büyümüştüm,aşık yok

Thats why Im so goose, summer time, no juice
Bu yüzden bu kadar ahmağım, yaz vakti, su yok

Big family, small house, no rooms
Büyük aile, küçük ev, oda yok

They , oh God, why you go so hard?
Onlar, oh tanrım, neden bu kadar ileri gittin?

Look what he's been through
Ona bir bak baştan sona

He deserves an applause
Şimdi bir alkışı hakediyor

The Fray - You Found Me ( Türkçe Çevirisi )


















I found God
Tanrıyı buldum

On the corner of First and Amistad
Dönüm noktasında

Where the west
Batı nerede

Was all but won
Hepsiydi ama kazanıldı

All alone
Tamamen yalnız başına

Smoking his last cigarette
Son sigarasını içiyor

I said, "Where you been?"
"Neredeydin?" dedim

He said, "Ask anything".
Hiç bir şey sorma dedi

Where were you
Nerdeydin

When everything was falling apart?
Herşey parçalanırken

All my days
Bütün günlerim

Were spent by the telephone
Telefon başında geçti

It never rang
Hiç çalmadı

And all I needed was a call
Bütün ihtiyacım olan aramandı

It never came
Asla gelmedi

To the corner of First and Amistad
Dönüm noktasına

Lost and insecure
Kayıp ve emniyetsiz

You found me, you found me
Beni buldun,beni buldun

Lyin' on the floor
Yerde uzanıyorum

Surrounded, surrounded
Kuşatılmış,kuşatılmış

Why'd you have to wait?
Neden beklemek zorundaydın?

Where were you? Where were you?
Neredeydin?Neredeydin?

Just a little late
Biraz geç

You found me, you found me
Beni buldun,beni buldun


In the end
Sonunda

Everyone ends up alone
Herkes yalnız ölür

Losing her
Onu kaybetmek

The only one who's ever known
Tanıdığın tek kişiyi

Who I am
Ben kimim

Who I'm not, who I wanna be
Kim değilim,kim olmak istiyorum

No way to know
Bilmeme imkan yok

How long she will be next to me
Ne kadar uzun süre yanımda olacak


Lost and insecure
Kayıp ve emniyetsiz

You found me, you found me
Beni buldun,beni buldun

Lyin' on the floor
Yerde uzanıyorum

Surrounded, surrounded
Kuşatılmış,kuşatılmış

Why'd you have to wait?
Neden beklemek zorundaydın?

Where were you? Where were you?
Neredeydin?Neredeydin?

Just a little late
Biraz geç

You found me, you found me
Beni buldun,beni buldun

Early morning
Sabah erkenden

The city breaks
Şehir mola verir

I've been callin'
Arıyordum

For years and years and years and years
Yıllar boyunca durmadan

And you never left me no messages
Ve sen bana asla bir mesaj bırakmadın

Ya never send me no letters
Bana asla mektup yollamadın

You got some kinda nerve
Bi çeşit sinirin var

Taking all my world
Bütün dünyamı alıyorsun

Lost and insecure
Kayıp ve emniyetsiz

You found me, you found me
Beni buldun,beni buldun

Lyin' on the floor
Yerde uzanıyorum

Where were you? Where were you?
Neredeydin?Neredeydin?

Lost and insecure
Kayıp ve güvensiz

You found me, you found me
Beni buldun,beni buldun

Lyin' on the floor
Yerde uzanıyorum

Surrounded, surrounded
kuşatılmış,kuşatılmış

Why'd you have to wait?
Neden beklemek zorundaydın?

Where were you? Where were you?
Neredeydin?Neredeydin?

Just a little late
Biraz geç

You found me, you found me
Beni buldun,beni buldun

Why'd you have to wait?
Neden beklemek zorundaydın?

To find me, to find me
Beni bulmak için,beni bulmak için

3OH!3 - Don't Trust Me ( Türkçe Çevirisi )

















Black dress with the tights underneath,
Siyah elbise altında kilotlu çorapla

I got the breath of the last cigarette on my teeth,
Son sigaramdan bir nefes aldım

And shes an actress (actress),
Ve o bir oyuncu

But she ain't got no need.
Ama hiç bir şeye ihtiyacı yok

Shes got money from her parents in a trust fund back east.
Güvenilir para kaynağı ailesinden gelen parası var

T-t-t-tongues always pressed to your cheeks,
Diller herzaman yanaklarına baskı uygular

While my tongue is on the inside of some other girls teeth,
Dilim diğer kızların ağzının içindeyken

T-tell your boyfriend if he says hes got beef,
Erkek arkadaşına söyle eğer kaslıysa

That I'm a vegetarian and I ain't fucking scared of him.
Ben bir vejeteryanım ve ondan korkmuyorum

She wants to touch me (Woah),
Bana dokunmak istiyor

She wants to love me (Woah),
Beni sevmek istiyor

She'll never leave me (Woah, woah, oh, oh),
Beni asla terketmeyecek

Don't trust a ho,
Bir fahişeye güvenme

Never trust a ho,
Asla bi fahişeye güvenme

Won't trust a ho,
Bir fahişeye güvenmeyeceksin

Won't trust me.
Bana güvenmeyeceksin.

X's on the back of your hands,
X'ler elinin arkasında

Wash them in the bathroom to drink like the bands
Banyoda yıka onları gruplar (müzik) gibi içmek için.

And your setlist (setlist),
Ve şarkı listen

You stole off the stage,
Sahneden çaldığın

Had red and purple lipstick all over the page.
Sayfanın tamamı kırmızı ve mor ruj lekesiyle dolu

B-b-b-bruises cover your arms,
Kolların çürüklerle dolu

Shaking in the fingers with the bottle in your palm.
Avcundaki içkinde parmaklarını gezdiriyorsun

And the best is (best is),
Ve en iyisi,

No one knows who you are,
Kimse senin kim olduğunu bilmiyor

Just another girl alone at the bar.
Sadece bardaki bir başka yalnız kız.


She wants to touch me (Woah),
Bana dokunmak istiyor

She wants to love me (Woah),
Beni sevmek istiyor

She'll never leave me (Woah, woah, oh, oh),
Beni asla terketmeyecek

Don't trust a ho,
Bir fahişeye güvenme

Never trust a ho,
Asla bi fahişeye güvenme

Won't trust a ho,
Bir fahişeye güvenmeyeceksin

Won't trust me.
Bana güvenmeyeceksin.


Shush girl shut your lips,
şşş kızım dudaklarını kapa

Do the Helen Keller and talk with your hips.
Heler Keller gibi yap ve kalçalarınla konuş

I said, Shush girl shut your lips,
şşş dedim kızım kapat dudaklarını

Do the Hellen Keller and talk with your hips.
Heler Keller gibi yap ve kalçalarınla konuş

I said, Shush girl shut your lips,
şşş dedim kızım kapat dudaklarını

Do the Hellen Keller and talk with your hips.
Heler Keller gibi yap ve kalçalarınla konuş

Woah, woah, woah...

She wants to touch me (Woah),
Bana dokunmak istiyor

She wants to love me (Woah),
Beni sevmek istiyor

She'll never leave me (Woah, woah, oh, oh),
Beni asla terketmeyecek

Don't trust a ho,
Bir fahişeye güvenme

Never trust a ho,
Asla bi fahişeye güvenme

Won't trust a ho,
Bir fahişeye güvenmeyeceksin

Won't trust me.
Bana güvenmeyeceksin.