5 Eylül 2009 Cumartesi

Robbie Williams - Bodies (Türkçe Çevirisi)



















God gave me the sunshine
Tanrı bana gün ışığı verdi
And showed me my lifeline
Ve bana hayat çizgimi gösterdi
I was told it was all mine
Hepsinin benim olduğunu söylemiştim
And I got raped down a layline
Ve gasp edildim Got a day
Bir günüm var
What a day
Ne gün ama
Jesus really died for me
İsa gerçekten benim için öldü
I guess Jesus really tried for me
Sanırım İsa gerçekten benim için denedi

You gain an entropy
Kullanılmayan enerjiyi kazandırırsın
I feel like it's f*cking me
Beni beceriyormuş gibi hissediyorum
A love lead of the energy
Enerjiyi yöneten bir aşk
Love living like a deity
Aşk bir ilah gibi yaşıyor
Won a day
Bir gün kazandım
What a day
Ne gün ama
Jesus really died for me
İsa gerçekten benim için öldü
I guess Jesus really tried for me
Sanırım İsa gerçekten benim için denedi

Bodies in the Bodytree
Vücutlar Bodytree'de
Bodies making chemistry
Vücutlar kimya yapıyor
Bodies on my family
Vücutlar ailemde
Bodies in the way I mean
Vücutlar yolda , demek istediğim
Bodies in the cemetery
Vücutlar mezarlıkta
And that's the way it's got to be
Ve bu bunun olması gereken şekli

Got to be rejection
Reddetme olmalı
From my reflection
Refleksimden
I want perfection...
Mükemmeliyet istiyorum

Whitney Houston - Million Dollar Bill (Türkçe Çevirisi)




















Oh oh oh yeah
Ooh oh ooh oh oh

Came in the door
Kapıya geldim
Checked in my coat
Ceketimi kontrol ettim
And who i'm loooking for is
Ve aradığım kişi
Staring in my face
Yüzüme bakıyor
oh oh oh

They played our song
Bizim şarkımızı çalıyorlar
We hit the floor
Yere vururuz
He held me strong
Beni güçlüce tuttu
And we danced the night away
Ve gece boyunca dans ettik

I can see the way that he is making feel
Nasıl hissettiğini görebiliyorum
This way about his love
Bu aşkla ilgili
I’ve been looking for something like this
Böyle birini arıyordum
I’m saying ooh oh oh oh ooh oh oh !
Diyorum ki ooh oh oh oh ooh oh oh!

(Chorus) (Nakarat) :

If he makes you feel like a million dollar bill
Eğer seni milyon dolarlık fatura gibi hissettiriyorsa
Say oh oh oh, say oh oh oh !
De oh oh oh, de ki oh oh oh!
Makes you go left right up down
Sola sağa yukarı aşağı gitmeni sağlar
Gotcha spinning round and round
Seni etrafında döndürür durur
Say ooh oh oh oh, say ah baby!
De ki ooh oh oh oh, de ki ah bebeğim!

It’s been a long long time
Uzun zaman oldu
Since I fell (fell)
Aşık olduğumdan beri
Love has found my way oh oh oh
Aşk yolumu buldu oh oh oh
I’ve been looking (looking)
Bakıyordum (bakıyordum)
I’ve been searching (searching)
Arıyordum (arıyordum)
For the man to touch this place, oh ooh oh yeah
Bu yere dokunacak adamı, oh ooh oh evet

Can’t deny the way that he is making me feel
Beni hissettirme şeklini inkar edemem
This way about his love
Bu aşkla ilgili
I’v been searching for something like this
Böyle birini arıyordum
I’m saying oooh oh oh oh, say ooh oh oh oh !
Diyorum oooh oh oh oh, derim ki ooh oh oh oh!

(Chorus) (Nakarat) ( X2)

If you feel good
Eğer iyi hissedersen
If you’re feeling good
Eğer iyi hissediyorsan
Put one hand in the air, say yeah
Bir elini havaya kaldır, evet de
If you feel good
İyi hissedersen
If you’re feeling good
İyi hissediyorsan
It’s cause love is in the air
Havada aşk olduğu içindir
Love is in the air
Aşk havada

(Chorus) (Nakarat) (X2)

4 Eylül 2009 Cuma

Eminem - Crazy In Love (Türkçe Çevirisi)




















Tell myself that I was doing alright
Kendime doğruyu yaptığımı söylüyorum
Theres nothing left to do tonight
Bu gece geride yapılacak bir şey yok
I go crazy on you,
Üzerinde delireceğim
crazy on you,
Sende delireceğim
Let me go crazy, crazy on you, whoooo
Bırak delireym, senin üzerinde delireyim

Can't you see what you do to me baby?
Bana ne yaptığını göremiyormusun bebeğim
You make me crazy, you make me act like a maniac.
Beni deliye çeviriyorsun, bir manyak gibi davranmama neden oluyorsun
Im like a lunatic, you make me sick
Bir kaçık gibiyim, beni hasta ediyorsun
You're truly the only one who can do this to me
Sen gerçekten ve tek kişisin bunu bana yapabilecek
You just make me get so crazy.
Sadece beni deliye çeviriyorsun
I go schizo, I get so insane I just go skitzophrenic
Şizoya bağlıyorum, Aklımı kaçırıyorum , şizofrenik oluyorum
One minute I want to slit your throat
Bir dakika, senin boğazını yarmak istiyorum
The next I want sex.
Sonra sex istiyorum
You make me crazy,
Beni delirtiyorsun
The way we act like 2 maniacs in the sack
Yatakta 2 manyak gibi davranıyoruz
We f*ck like 2 jackrabbits
2 kır tavşanıı gibi sevişiyoruz
And maybe thats a bad habit.
Ve belki bu kötü bir huydur
Cuz the next day we’re right back at it
Çünkü bir sonraki gün onun tam tersiyiz
In the same exact pattern
Aynı kesin model içinde
What the f*ck is the matter with us
Bizim sorunumuz ne
We cant figure out if it’s lust
Eğer bu şehvetse bununla başa çıkamayız
Or its love is what’s attracting us to each other
Ya da aşksa birmirimizi etkileyen
They say that every man grows up to marry his own mother.
Derler ki ; her erkek kendi annesiyle evlenmek için büyür
Which would explain why you’re such a motherf**king bitch
Senin kahrolası bir sürtük olduğunu hangisi açıklar
But I stay and still stick it out with you even though I just hit you today
Ama kalıyorum ve sana katlanıyorum sana bugün vuracağım halde
But you deserve it you hit me first and provoked me to choke you
Ama sen bunu hakettin bana vurarak ve provoke ederek, seni boğmamı
Just cuz I came home late last night crawled in bed and I woke you.
Çünkü sadece geçen gece eve geldim yatağa süründüm ve seni uyandırdım
But if theres one thing about you that I admire it's, baby,
Ama senin hakkında tek birşey varsa benim kabul edeceğim,bebeğim
Because you stay with me, maybe, cuz youre as crazy as I am
Çünkü benimle kalıyorsun,belki, çünkü benim kadar delisin
Cuz when I look at you I can see an angel in your eyes
Çünkü sana baktığımda gözlerinde bir melek görebiliyorum
But if I look deeper inside I see your freakish little side.
Ama daha derinlere indiğimde senin o ucube tarafını görüyorum
Like a devil in disguise,
Kılık değiştirmiş bir şeytan gibi
Youre always full of surprises
Herzaman sürprizlerle dolusun
Always pullin devices
Herzaman aletleri çekiyorsun
Out your purse little vibrators and dildos
Çantandan dışarı küçük vibrator ve dildolarını
You f*ck yourself so much
Kendini çok fazla beceriyorsun
You barely feel those anymore
Onları zar zor hissediyorsun artık
Youre only 24 but youre plenty more mature
Sadece 24 yaşındasın ama yeterince fazla olgunsun
Than those other little hoes
Diğer küçük fahişelere göre
Who just act like little girls
Küçük kız takliti yapan kızlar
Like theyre in middle school still
Hala orta okuldaymışlar gibi
Youre crazy sexy cool, chillin
Çok çılgın ve sexy soğuksun
You play your position
Pozisyonunu oynuyorsun
You never step out of line
Sınırı aşmıyorsun asla
Even though I stay in your business
Senin becermeye devam ederken bile
Youve always kept out of mine.
Beni herzaman aklının dışında tuttun
I wonder what's on your mind
Merak ediyorum aklının içinde ne var
Sometimes they say love is blind
Bazen derler aşk kördür
Maybe thats why the first time I dotted your eye
Belki de bu neden ilk görüşte gözlerine kilitlendiğimi açıklar
You aint see the sign
İşaretleri görmüyorsun

[with Chorus]
Or maybe you did, maybe you like being shoved
Ya da belki de gördün, belki dürtülmekten hoşlanıyorsun
Maybe cuz were crazy in loooove
Belki çünkü biz delice aşıktık

[Chorus]
I go crazy on you
Senin üzerinde deliriyorum
crazy on you, lemme go crazy, crazy on you, whoooo
Deliriyorum, bırak delireyim,üzerinde deliriyorum

You are the ink to my paper
Kağıdımdaki mürekkepsin
What my pen is to my pad
Bloknotuma kalemin yazdığı
The moral, the very fiber
Ahlaki, fazla karakterli
The whole substance to my rap.
Rapimin bütün içeriği
You are my reason for being
Benim oluş nedenimsin
The meaning of my existance
Var oluşumun anlamısın
If it wasnt for you
Eğer senin için değildiyse
I would never be able to spit this
Bunları asla dökülemezdim
As intense as I do and the irony
Yaptığım gibi yoğun ve ironi
Is you rely on me as much
Bana okadar güveniyormusun
as I rely on you to inspire me like you do.
Benim sana güvendiğim gibi senin yaptığın gibi ilham vermek
You provide me the lighter-fluid the fuel my fire
Ateşimi körüklemeyi sağlıyorsun
Youre my entire supply
Mevcut olan tüm şeyimisin
Gas, the match, the igniter.
Gaz,kibrit,ateşleyici
The only way that I am able to stay so stable
Sabir kalabilmemin tek yolu
Is you’re the legs to my table
Senin masamın bacakları olman
If you were to break Id fall on my face.
Eğer kırılırsan yüzümün üzerine düşerim
But I am always going to make you feel
Ama her zaman sana hissettireceğim
I dont need you as much as I really need you
Sana ihtiyacım olmadığını sana ihtiyacım olduğu kadar
So you dont use it to your advantage.
O yüzden avantajını kullanmazsın
But you are essential to me
Ama sen benim olmazsa olmazımsın
You are the air I breathe Aldığım nefessin
I believe if you ever leave me
İnanıyorum ki eğer beni terk edersen
Id probably have no reason to be.
Yaşamak için nedenim kalmazdı sanırım
You are the Kim to my Marshall
Sen benim Marshall'ıma Kim'sin
You are the Slim to my Shady
Sen Shady'me Slim'sin
The Dre to my Eminem
Eminem'ime Dre
The Alaina to my Haillie.
Haillie'me Alaina'sın
You are the word that I am looking for when
Sen aradığım kelimesin
I am trying to describe how I feel inside
Derinlerde nasıl hissettiğimi açıklamaya çalıştığım
And the right one just wont come to my mind.
Ve doğru olan aklıma gelmeyecek
You are like the pillar that props me up
Sen dayandığım sütunsun
The beam that supports me
Beni destekleyen kişirsin
The bitch who never took half,
Asla yarısını almayan s*rtük
The wife who never divorced me.
Beni asla boşamayan eş
You are like the root to my evil
Sen kötülüğümün kökü gibisin
You let my devil come out me
İçimdeki şeytanı dışarıya çıkarıyorsun
You let me beat the shit out you
Seni dışarı atmamı sağlıyorsun
Before you beat the shit out me.
Sen beni dışarı atmadan önce

And no matter how much
Ve ne kadarsa farketmez
Too much is never enough
Çok fazla asla yeterli değildir
Maybe cuz were crazy in loooove
Belki çünkü biz delice aşığızdır

I go crazy on you
Senin üzerinde deliriyorum
Crazy on you, lemme go crazy, crazy on you, whoooo
Deliriyorum,bırak delireyim,üzerinde deliriyorum

Placebo - Ashtray Heart (Türkçe Çevirisi)




















cenicero, mi cenicero
Küllük,küllüğüm
mi corazón, mi cenicero
Kalbim,küllüğüm
x2

you are the birth and you are waste
Kaynaksın ve boşsun
you are the one who took my place
Benim yerimi alan tek kişisin
you took a jump into forever
Sonsuzluk için bir sıçrama aldın
a leap of faith i could not take
Alamadığım bir inancın sıçraması

and it was
Ve oydu
a leap of faith i could not take
Alamadığım bir inancın sıçraması
a promise that i could not make
Yapamadığım bir söz
a leap of faith i could not take
Alamadığım bir inancın sıçraması
a promise that i could not make
Yapamadığım bir söz

cenicero, mi cenicero
Küllük,küllüğüm
my ashtray heart
Benim küllü kalbim
mi corazón, mi cenicero
Kalbim,küllüğüm
x4

we were alone before we met
Tanışmadan önce yalnızdık
no more forlorn than one could get
Olabildiğinden daha fazla ümitsizlik yok
how could we know
Biz nasıl bilebilirdik
we had found treasure
Ve define bulundu
how sinister and how correct
Nasıl fesat ve nasıl doğru

and it was
Ve oydu
a leap of faith i could not take
Alamadığım bir inancın sıçraması
a promise that i could not make
Yapamadığım bir söz
a leap of faith i could not take
Alamadığım bir inancın sıçraması
a promise that i could not make
Yapamadığım bir söz

cenicero, mi cenicero
Küllük,küllüğüm
my ashtray heart
Benim küllü kalbim
mi corazón, mi cenicero
Kalbim,küllüğüm
x4

cenicero, mi cenicero
Küllük,küllüğüm
my ashtray heart
Benim küllü kalbim
mi corazón, mi cenicero
Kalbim,küllüğüm
x4

i tore the muscle from your chest
Göğsündeki kası yırttım
used it to stub out cigarettes
Sigaraları söndürmemeye alışkın
i listened to your screams of pleasure
Memnuniyetin çığlıklarını dinledim
and i watch the bed sheets turn blood red
Ve çarşaflarının renginin kan kırmızısına dönüştüğünü izledim

cenicero, mi cenicero
Küllük,küllüğüm
my ashtray heart
Benim küllü kalbim
mi corazón, mi cenicero
Kalbim,küllüğüm
x4

cenicero, mi cenicero
Küllük,küllüğüm
my ashtray heart
Benim küllü kalbim
mi corazón, mi cenicero
Kalbim,küllüğüm
x4

Pearl Jam - The Fixer (Türkçe Çevirisi)



















when something’s dark let me shed a little light on it
Bir şeyin karanlık olduğu zaman onu biraz aydınlatmak için bana izin ver
when something’s cold let me put a little fire on it
Bir şeyin soğuduğu zaman onu biraz ateşe koymam için bana izin ver
if something’s old i wanna put a bit of shine on it
Eğer bir şeyler eskirse ben onu biraz parlatarak koymak isterim
when something’s gone i wanna fight to get it back again
Ölmüş olduğun zaman onu geri getirmek için savaşmak isterim
yeah yeah yeah yeah
Evet evet evet evet
fight to get it back again
Geri getirmek için savaşmak
yeah yeah yeah yeah
Evet evet evet evet

when something’s broke i wanna put a bit of fixin on it
Bir şeyin kırıldığı zaman onu biraz ayarlayıp koymak isterim
when something’s bored i wanna put a little excite on it
Bir şeyin canı sıkıldığı zaman onu biraz heyecanlandırmak isterim
if something’s low i wanna put a little high on it
Eğer birşeylerin yavaşsa onu biraz yükseğe koymak isterim
when something’s lost i wanna fight to get it back again
Bir şeyler kaybolduğu zaman onu geri getirmek için savaşmak isterim
yeah yeah yeah yeah
Evet evet evet evet
fight to get it back again
Geri getirmek için savaşmak
yeah yeah yeah yeah
Evet evet evet evet

when signals cross i wanna put a little straight on it
Sinyaller karşılaştığı zaman onun üstüne doğru koymak isterim
if there’s no love i want to try to love again
Eğer burada aşk yoksa tekrar aşk için denemek isterim

i’ll say your prayers, i’ll take your side
Senin dualarını söyleyeceğim,senin tarafını alacağım
i'll find us a way to make light
Işığı yapmak için bizim yolumuzu bulacağım
i'll dig your grave, we'll dance and sing
Mezarını kazacağım,dans edeceğiz ve şarkı söyleyeceğiz
what's saved could be our last lifetime
Bizim son yaşamımızı ne kurtarabilirdi

yeah yeah yeah yeah
Evet evet evet evet
fight to get it back again
Geri getirmek için savaşmak
yeah yeah yeah yeah
Evet evet evet evet

Five For Fighting - Chances (Türkçe Çevirisi)















Chances are when said and done
Şanslar söylendiği ve yapıldığı zaman
Who'll be the lucky ones
Şanslı olanlar kim olacak
Who make it all the way?
Kim bütün yolları başarır?
Though you say I could be your answer
Senin cevabın olabildiğimi demene rağmen
Nothing lasts forever
Hiçbir şey sonsuza kadar devam etmez
No matter how it feels today
Bugün nasıl hissettiğinin önemi yok

Chances are we´ll find a new equation
Şanslar yeni bir eşitlik bulacağızdır
Chances roll away from me
Şanslar benden uzakta yuvarlanır
Chances are all they hope to be
Şanslar tüm umutlarımızın olmasıdır

Don't get me wrong I'd never say never
Benim asla söylemeyecek olduğumu asla yanlış anlama
Cause though love can change the weather
Çünkü yine de aşk havayı değiştirebilir
No act of God can pull me away from you
Tanrının hareketi beni senden uzaklaştırabilir

I´m just a realistic man
Ben sadece gerçekçi bir adamım
A bottle filled with shells and sand
Bir şişe kabuklar ve kumla dolduruldu
Afraid to love beyond what I can lose when it comes to you
Aşkın korkusunun ötesinde o sana gelince kaybedebilirim
And though I see us through yeah
Ve yine de bizi tamamen görürüm evet

Chances are we´ll find two destinations
Şanslar iki istikameti bulacağızdır
Chances roll away from me
Şanslar benden uzakta yuvarlanır
Still chances are more than expectations
Buna rağmen şanslar beklentiden daha çoktur
The possibilities
Olasılıklar
Over me
Benden fazla
It´s about the two to one
Bu yaklaşık ikiye bir
Lay your money on the ground
Paranı yere ser
until you crash what have you done?
Kazaya kadar ne yaptın?
Is there a better bet than love?
Aşktan daha iyi bir bahis var mıdır?
What you are is what you breathe
Senin ne oldğun nasıl nefes aldığındı
You gotta cry before you sing
Şarkı söylemeden önce ağlamalısın

Chances chances
Şanslar şanslar

Chances lost are hopes torn up pages
Kaybolan şanslar paramparça olan sayfaların umutlarıdır
Maybe this time
Belki bu zaman
Chances are we´ll be the combination
Şanslar bizim karışımımız olacaktır
Chances come and carry me
Şanslar gelir ve beni taşır
Chances are waiting to be taken
Şanslar alınmayı bekliyor
And I can see
Ve ben görebiliyorum
Chances are the fascination
Şanslar büyüler
Chances won't escape from me
Şanslar benden kaçamayacak
Chances are only what we make them
Şanslar onlara ne yaptıysak sadece odur
And all I need
Ve ihtiyaç duyduğum her şey

Natalie Imbruglia - Want (Türkçe Çevirisİ)
















All that you want
İstediğin her şey
I hope you get all that you want
Umarım istediğin her şey olur
I hope you get all that you want
Umarım istediğin her şey olur

So I suppose you got what you want
Bundan dolayı senin ne istediğini tahmin ederim
Take a good look at what you give up
Neyden vazgeçtiğine iyi bak
Because I'm telling you
Çünkü sana söylüyorum
A heart can't be unbroken oh, oh, oh, oh
Bir kalp kırılmamış olamaz oh,oh,oh,oh

And can you remember how I kiss you
Ve seni nasıl öptüğümü hatırlayabilir misin
Recall the sweet taste in you mouth
Sende tatlı tadı ağzına geri çağır
Cause baby the memory is all you get now
Çünkü bebeğim hafızanın hepsini şimdi getir
And I'm moving, movin, moving on
Ve ben ilerlerim,ilerlerim,ilerlerim

All that you want
İstediğin her şey
I hope you get all that you want
Umarım istediğin her şey olur
I hope you get all that you want
Umarım istediğin her şey olur
Cause I do
Çünkü yaparım
I hope you get all that you want
Umarım istediğin her şey olur
I hope you get all that you want
Umarım istediğin her şey olur
Cause I do
Çünkü yaparım

Does every morning make you happy
Her sabah mutlu musun
And tell me do you laugh yourself to sleep
Ve anlat bana uyuduğun için kendine güler misin
I hope you find it easy to forget me oh, oh, oh, oh
Umarım beni unutmak için onu kolay bulursun oh,oh,oh,oh

I hope you don't feel anything when you see me
Umarım beni gördüğün zaman bir şeyler hissetmiyorsun
I wonder if you're out there having fun
Merak ederim eğer dışarıda eğleniyorsan
I hope you get all that you really wanted
Umarım istediğin her şey gerçekten olur
Cos I'm moving, movin, moving on
Çünkü ben ilerlerim,ilerlerim,ilerlerim

Don't you see the light has changed
Işığın değiştiğini görmez misin
And nothing looks the same
Ve hiçbir şey aynı bakmaz
Just shadows on the ground
Sadece gölgeler yerde
And if you listen carefully you'll hear
Ve eğer dikkatlice dinlersen duyabileceksin

All that you want
İstediğin her şey
I hope you get all that you want
Umarım istediğin her şey olur
I hope you get all that you want
Umarım istediğin her şey olur
Cause I do
Çünkü yaparım
I hope you get all that you want
Umarım istediğin her şey olur
I hope you get all that you want
Umarım istediğin her şey olur
Cause I do
Çünkü yaparım

3 Eylül 2009 Perşembe

Dolores O'Riordan - The Journey (Türkçe Çevirisi)




















when i was lost
Kaybolduğum zaman
i saw you pointing towards the sun
Güneşe doğru işaret ederken seni gördüm
i know i am not the only one standing here
Burada sadece benim durmadığımı bilirim
and in the darkness i was walking through the night
Ve gece boyunca karanlıkta yürüyordum
i could see your guiding light very clear
Ben senin rehberlik eden ışığını çok açık görebiliyordum

this is your life
Bu senin hayatın
this is your moment
Bu senin zamanın
this is your life
Bu senin hayatın
this is your moment
Bu senin zamanın
nanananana...

when i was weak we both went walking on the sand
Ben güçsüzken ikimizde kumda yürümeye gidiyorduk
we were walking hand in hand in appeared
Görüntüde elele yürüyorduk
once set our footprints when you carried me along
Bir defa beni beraberinde taşıdığın zaman bizim ayak izlerimizi koy
it was then that abandoned my fears
Bu korkularım terkedildikten sonraydı

this is your life
Bu senin hayatın
this is your moment
Bu senin zamanın
this is your life
Bu senin hayatın
this is your moment
Bu senin zamanın
nannanana...

this is your life
Bu senin hayatın
this is your moment
Bu senin zamanın
this is your life
Bu senin hayatın
this is your moment
Bu senin zamanın

this is your moment
Bu senin zamanın
this is your life
Bu senin hayatın
your life
Senin hayatın
this is your time
Bu senin zamanın

Esmee Denters - Admit It (Türkçe Çevirisi)
















Hangin' in the hood
Mahallede takılıyordum
Givin me the eye
Gözleri beni süzüyordu
I get the message
Mesajı aldım
Why you gotta act shy? Neden utangacı oynamak zorundasın?
Lookin at your light ahead
İlerideki ışığına bakıyorum
I can read your mind
Aklını okuyabiliyorum
You really want it bad
Gerçekten onu fena halde istiyorsun
I can tell by the look on your face
Bunu yüzüne bakıp anlayabilirim
That your really really really really in to me
Gerçekten içimdesin

(Chorus) (Nakarat) Is it me or is it hot in here
Bu benmiyim yoksa burası çok mu sıcak
(burning up, adrenaline rush, can't get enough)
(yanıyorum, adrenalin deşarjı, doyamıyorum)
Is it really really or am i just imagining
Bu geçekmi yoksa ben sadece hayal mi görüyorum
(do I want it too much, am i making it up?)
(onu çok mu istiyorum, onu kendimmi yaptım?)
I try to ignore you babe, but i keep coming back for more
Seni görmezden gelmeye çalışıyorum bebeğim, ama daha fazlası için dönüyorum

Just admit it
Sadece kabul et
I know you want it
Biliyorum istiyorsun
Why you over there?
Neden oradasın?
When you could be right here
Ne zaman tam burada olabilirsin
Come and get it
Gel ve al
You know i got it
Biliyorsun o bende var
Cant you read the signs?
İşaretleri okuyamıyormusun?
Why you wasting time?
Neden zaman harcıyorsun?

When you could be mine
Benim olabildiğinde
(just admit it admit it)
(Sadece kabul et kabul et)
(just admit it admit it)
(Sadece kabul et kabul et)

Trying to impress
Etkilemeye çalışıyorum
Got me actin like a fool
Beni aptalca davranırken yakaladın
Don't want you to see me
Beni görmeni istemiyorum
But i really do
Ama gerçekten istiyorum
Cause im the type of girl whose used to playin it cool
Çünkü gayet iyi oynayan bir kız tipiydim
if you wanna win me over its up to you
Eğer beni kazanmak istiyorsan bu sana kalmış

(yeah baby)
(evet bebeğim)
c'mon and make your move
Gel ve hareketini yap

-(Chorus) (Nakarat) -

You could be mine
Benim olabilirdin
(ooooh)

-(Chorus) (Nakarat) -

When you could be mine
Benim olabildiğinde
(ooooh)

Inna - Amazing (Türkçe Çevirisi)

















Strofa:
Dangerous feelings break out my soul
Tehlikeli duygular ruhumda patlak veriyor
It's just the meaning of being alone
Sadece yalnız olmayı kastediyorum
I need you here wherever you are
Herneredeysen sana burada ihtiyacım var
I need you now to take me so far
Şimdi ihtiyacım var sana beni uzaklara götürmen için
I wanna run like the speed of the sound
Ses hızıyla koşmak istiyorum
I was somewhere , I 'm sure you're around
Bir yerdeydim, eminim sen de oradaydın
You give me now the meaning of life...
Şimdi bana hayatın anlamını veriyorsun

With you I'm feeling alive
Seninle canlı hissediyorum
Ooooooo...

Refren:
Why you're lookin' like that
Neden böyle bakıyorsun
I'm burning like fire
Ateş gibi yanıyorum
I wanna be higher
Daha yüksekte olmak istiyorum
Just let me know
Sadece bırak bileyim
Why you're lookin' like that
Neden böyle baktığını
You're driving me crazy
Beni delirtiyorsun
You're lookin' amazïng
Hayret verici görünüyorsun


2x Refren

2 Eylül 2009 Çarşamba

Whitney Houston - I Look To You (Türkçe Çevirisi)




















As I lay me down,
Beni terk ettiği gibi,
heaven hear me now
Cennet şimdi beni duy.
I'm lost without a cause
Nedeni olmadan kaybolurum
after giving it my all.
Bendekilerin hepsini verdikten sonra.

Winter storms have come
Kış fırtınaları geldi
and darkened my sun.
Ve güneşim karardı.
After all that I've been through
Sonuç olarak benim sayemde
Who on earth can I turn to?
Sonuçta kime dönebilirim dünyada?

I look to you.
Sana bakarım.
I look to you.
Sana bakarım.
After all my strength is gone,
Sonunda tüm gücüm gitti,
in you I can be strong
Sen de güçlü olabilirim
I look to you.
Sana bakarım.
I look to you.
Sana bakarım.
And when melodies are gone,
Ve ne zaman melodiler gider,
in you I hear a song.
Sen de şarkıyı duyarım.
I look to you.
Sana bakarım.

About to lose my breathe,
Nefesimi kaybetmem hakkında,
there's no more fighting left,
Başka kalan savaşçı yok,
Sinking to rise no more,
Daha fazla batma yok,
searching for that open door.
O açık kapıyı aramak için

And every road that I've taken
Ve benim aldığım her yol
lead to my regret.
Pişmanlığım için rehber.
And I don't know if I'm going to make it.
Ve bilmiyorum eğer onu yapmak için giderse
Nothing to do but lift my head
Yapacak bir şey yok ama kafamdakini kaldır

I look to you.
Sana bakarım.
I look to you.
Sana bakarım.
After all my strength is gone,
Sonunda tüm gücüm gitti,
in you I can be strong
Sen de güçlü olabilirim
I look to you.
Sana bakarım.
I look to you.
Sana bakarım.
And when melodies are gone,
Ve ne zaman melodiler gider,
in you I hear a song.
Sen de şarkıyı duyarım.
I look to you.
Sana bakarım.

My levees are broken
Setim kırıldı
My walls have come
Duvarlarım geldi
tumbling down on me
Yık beni

The rain is falling.
Yağmur düşüyor.
Defeat is calling.
Yenilgi çağırıyor.
I need you to set me free.
Beni özgür koyman için sana ihtiyacım var.

Take me far away from the battle.
Uzaktaki savaştan beni al.
I need you.
Sana ihtiyacım var.
Shine on me.
Beni parlat.

I look to you.
Sana bakarım.
I look to you.
Sana bakarım.
After all my strength is gone,
Sonunda tüm gücüm gitti,
in you I can be strong
Sen de güçlü olabilirim
I look to you.
Sana bakarım.
I look to you.
Sana bakarım.
And when melodies are gone,
Ve ne zaman melodiler gider,
in you I hear a song.
Sen de şarkıyı duyarım.
I look to you.
Sana bakarım.

1 Eylül 2009 Salı

Leona Lewis feat.Justin Timberlake - Don't Let Me Down (Türkçe Çevirisi)











Fork in the road,looking both ways,
Yolda ayrım,iki yöne de bakıyorum,
I don't know which way to go.
Hangi yöne gideceğimi bilmiyorum
What do i count on?
Ben neye güvenirim?
Is it the road less traveled?
O daha az işlek olan yol mudur?
Or the one i already know?
Veya şimdiden birini biliyor muyum?
And no i'm not traveling alone
Ve hayır yalnız seyahat etmiyorum
I got my heart in my hand, and
Elime kendi kalbimi aldım,ve
You can bet i'm holding it close
Emin olabilirsin onu yakınımda tutuyorum

Don't wanna climb, don't wanna fall
Tırmanmak istemiyorum,düşmek istemiyorum
Don't know where to start it all
Hepsine nerede başlarım bilmiyorum
I can start by taking it slow
Dikkatlice işe girişebilirim

First i need a hero,i got a mirror,
İlk olarak bir kahramana ihtiyacım var,bir aynam var,
Looking inside of my soul.
Ruhumun içine bakıyorum.
If i need a hero, i got my, mirror,
Eğer bir kahramana ihtiyac duyarsam,kendi aynamı alırım,
Gotta go on with the show
Gösteriye devam etmeliyim

I got my ear to the ground
Kulağımı yere dayadım
That's the sound of my train comin' 'round
Bu benim gelen trenimin sesi
This is a chance for us to be heard loud
Bu sesimizi duyurmamız için bir şans
It's you and me,and it's our time now
Bu sen ve beniz,ve şimdi bu bizim zamanımız
Don't let me down
Beni hayal kırıklığına uğratma

Justin Timberlake :
Don't let me down,
Beni hayal kırıklığına uğratma
Don't let me down now,
Beni hayal kırıklığına uğratma şimdi,
Don't let me down,
Beni hayal kırıklığına uğratma,
Don't let me down now.
Beni hayal kırıklığına uğratma şimdi,

Leona Lewis
People, this is what you're living your life for
İnsanlar,bu hayatınızı ne için yaşadığınızdır
Fighter, that's your name (that's your name)
Savaşçı,bu senin ismin(bu senin ismin)
Trying to hide but it's obvious you're a survivor, believer
Saklanmak için uğraşan ama sen bir sağ kalansın bu açık,inançlı
Don't let the travel in the road
Yolda seyahate izin verme
That look in your eyes
Senin gözlerinde o bakış
Puts fire in the heart of the cold
Soğuk bir kalbi bile ateşlendirir
Got a marathon to try again
Yeniden denemek için bir maratona girdim
I'm not even tryin' to win
Hatta ben kazanmayı denemiyorum bile
I'm just glad i'm not alone
Ben sadece yalnız olmadığımdan hoşnutum

First i need a hero,i got a mirror,
İlk olarak bir kahramana ihtiyacım var,bir aynam var,
Looking inside of my soul.
Ruhumun içine bakıyorum.
If i need a hero, i got my, mirror,
Eğer bir kahramana ihtiyac duyarsam,kendi aynamı alırım,
Gotta go on with the show
Gösteriye devam etmeliyim

I got my ear to the ground
Kulağımı yere dayadım
That's the sound of my train comin' 'round
Bu benim gelen trenimin sesi
This is a chance for us to be heard loud
Bu sesimizi duyurmamız için bir şans
It's you and me,and it's our time now
Bu sen ve beniz,ve şimdi bu bizim zamanımız
Don't let me down
Beni hayal kırıklığına uğratma

Don't you let me down, promise you won't let me down
Beni hayal kırıklığına uğratma,hayal kırıklığına uğratmayacağına söz ver
Don't you let me down, promise you won't let me down
Beni hayal kırıklığına uğratma,hayal kırıklığına uğratmayacağına söz ver

You've been running so alone, i see you (i see you)
Sen öyle yalnız koşmaktasın,seni görüyorum(seni görüyorum)
You told me we could change the world
Sen bana dünyayı değiştirebileceğimizi söyledin
And i believe it's true
Ve ben inanıyorum bu doğru
There's nothing now to hold us down
Şimdi bizi zaptedecek hiçbir şey yok
i found my pains
Cezamı buldum
And the sound of your heart led the way
Ve kalbinin sesi yola götürdü

I got my ear to the ground
Kulağımı yere dayadım
That's the sound of my train comin' 'round
Bu benim gelen trenimin sesi
This is a chance for us to be heard loud
Bu sesimizi duyurmamız için bir şans
It's you and me,and it's our time now
Bu sen ve beniz,ve şimdi bu bizim zamanımız
Don't let me down
Beni hayal kırıklığına uğratma

Don't you let me down, promise you won't let me down
Beni hayal kırıklığına uğratma,hayal kırıklığına uğratmayacağına söz ver
Don't you let me down, promise you won't let me down
Beni hayal kırıklığına uğratma,hayal kırıklığına uğratmayacağına söz ver

Justin Timberlake :
Don't let me down now
Beni hayal kırıklığına uğratma şimdi,
Don't let me down,
Beni hayal kırıklığına uğratma,
Don't let me down now,
Beni hayal kırıklığına uğratma şimdi,
Don't let me down,
Beni hayal kırıklığına uğratma,
Don't let me down now
Beni hayal kırıklığına uğratma şimdi

Zee Avi - Bitter Heart (Türkçe Çevirisi)



















sun rays come down as seen when they hit the ground,
Güneş ışınları yere vurduklarında görülürken düşer
children spinning around till they fall down down down.
Çocuklar etrafta dönene kadar onlar aşağı aşağı aşağı düşer.
i wait for you: it's been two hours now,
Seni beklerim:şimdi iki saat oldu,
you're still somewhere in town,
Hala şehirde bir yerdesin,
your dinners getting cold.
Akşam yemeğin soğuyor.
i rest my case you are always this late,
Meselemde sen hep geç kalırsın ben dinlenirim,
and you know how much i hate waiting around 'round 'round
Ve etrafta etrafta etrafta beklemeyi ne kadar nefret ettiğimi bilirsin

bitter heart, bitter heart tries to keep it all inside,
Acı kalp,acı kalp onu bütünüyle içeride tutmayı dener,
bitter heart, bitter heart shadows will help you try to hide,
Acı kalp,acı kalp gölgeleri saklamak için sana yardım edecek,
bitter heart, my bitter heart is gettin' just a little fragile,
Acı kalp,benim acı kalbim sadece biraz kırılgan oluyor,
bitter heart, bitter heart of mine.
Acı kalp,benim acı kalbim.

and then you come and tell me the same reason as you did yesterday,
Ve sonra sen geldin ve dün yaptığın gibi aynı sebebi söyle bana,
so tell me whats her name.
Bu yüzden bana onun ismini söyle.

Yeah Yeah Yeahs - Heads Will Roll (Türkçe Çevirisi)




















Off with your head
Tamamen kafanla
Dance until you're dead
Ölene kadar dans et
Heads will roll
Kafalar yuvarlanacak
Heads will roll
Kafalar yuvarlanacak
Heads will roll
Kafalar yuvarlanacak
Heads will roll
Kafalar yuvarlanacak
On the floor
Pistte

Glitter on the wet streets
Islak sokaklardaki parıltı
Silver over everything
Gümüşi herşeyin üstünde
The river's all wet
Bütün nehirler ıslak
You're all cold
Hepiniz soğuksunuz
Dripping with alchemy
Simya ile sırılsıklam
Shiver stop shivering
Titreme bırak titremeyi
The glitter's all wet
Bütün parıltılar ıslak
You're all chrome
Hepiniz kromsunuz

The men cry out
Erkekler ağlıyor
The Girls cry out
Kızlar ağlıyor
The men cry out
Erkekler ağlıyor
Oh no
Oh hayır

Off with your head
Tamamen kafanla
Dance until you're dead
Ölene kadar dans et
Heads will roll
Kafalar yuvarlanacak
Heads will roll
Kafalar yuvarlanacak
Heads will roll
Kafalar yuvarlanacak
Heads will roll
Kafalar yuvarlanacak
On the floor
Pistte

Looking glass
Bardağa bakıyorum
Take the past
Maziye gidiyorum
Shut your eyes
Gözlerini kapat
Mirror lies
Ayna yalan söyler

Glitter on the wet streets
Islak sokaklardaki parıltı
Silver over everything
Gümüşi herşeyin üstünde
The glitter's all wet
Bütün parıltılar ıslak
You're all chrome
Hepiniz kromsunuz
You're all chrome
Hepiniz kromsunuz

Off with your head
Tamamen kafanla
Dance until you're dead
Ölene kadar dans et
Heads will roll
Kafalar yuvarlanacak
Heads will roll
Kafalar yuvarlanacak
Heads will roll
Kafalar yuvarlanacak
Heads will roll
Kafalar yuvarlanacak
On the floor
Pistte

Empire Of The Sun - We Are The People (Türkçe Çevirisi)




















We can remember swimming in December,
Aralık'ta yüzmeyi hatırlayabiliriz
Heading for the city lights in 1975,
Şehir ışıkları için başlık 1975'te
We share in each other,
Birbirimizle paylaşırız
Nearer than father,
Babadan daha yakınız
The scent of a lemon drips from your eyes
Gözlerinden akan bir limon esansı

We are the people that rule the world.
Biz dünyayı yöneten insanlarız
A force running in every boy and girl,
Bir yönetme baskısı her çocuk ve kızın içinde
All rejoicing in the world,
Dünyadaki bütün hazlar
Take me now we can try.
Götür beni şimdi, deneyebiliriz

We lived an adventure
Bir macera yaşadık
Love in the Summer,
Yazın aşuk olduk
Followed the sun till night
Geceye kadar güneşi takip ettik
Reminiscing other times of life,
Hayatın diğer zamanlarını andık
For each every other
Her bir diğeri için
The feeling was stronger,
His çok güçlüydü
The shock hit eleven
Şok onbir kez vurdu
Got lost in your eyes
Gözlerinde kayboldum

I can't do well when I think you re gonna leave me,
İyi olamazdım senin beni terk edeceğini düşündüğümde
But I know I try,
Ama biliyorum deniyorum
Are you gonna leave me now,
Şimdi beni terk edecek misin
Can't you be believing now.
Şimdi inançlı olamaz mısın

Can you remember and humanise,
Hatırlayabilir ve insanlaşabilir misin
It was still where we de energised,
Hala enerjimizi boşalttığımız yer orası
Lie in the sand and de energised
Kumda uzanır enerjimizi boşaltırdık

Like its 75 again,
Tıpkı yine 75 gibi

I know everything about you,
Senin hakkında herşeyi biliyorum
You know everything about me,
Benim hakkımda herşeyi biliyorsun
Know everything about us
Hakkımızda ki herşeyi biliyoruz

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Livvi Franc (Feat. Pitbull) - Now I'm That Chick (Türkçe Çevirisi)


















Pitbull-
Mr. 3-0-5
Bay 3-0-5
Puttin down with the Queen Livvi
Kraliçe Livvi ile kaydediyor
But Im gonna call you Livvi
Ama seni Livvi diye çağıracağım
Pero Mamida why dont you let them know who you are
Pero Mamida neden onların senin kim olduğunu bilmelerine izin vermiyorsun

Livvi-
Hi my name is
Selam, benim adım
You wont remember
Hatırlamayacaksın
Wait till December
Aralık'a kadar bekle
Cuz you thought that I was pure as snow
Çünkü benim kar kadar saf olduğumu düşüneceksin
Guess you didnt know
Sanırım bilemedin
Hold tight, surprise
Sıkı tutun, sürpriz
Open your eyes, its springtime
Aç gözlerini, bu ilkbahar
Flowers blossoming, I am one of them
Çiçekler açıyor, ben de onlardan biriyim
Bet you like how Ive grown
Nasıl büyüdüğüme dair seninle bahse direrim

Chorus-
Cause now Im that chick
Çünkü şimdi ben o piliçim
Youll never get to
Asla sahiç olamayacağın
Cant get what you want
İstediğini alamazsın
So youre acting like a punk
O yüzden bir serseri gibi davranıyorsun
You were too fly then
Çok havalanmıştın
So fly away now
O zaman uzaklara uç şimdi
Now Im that chick
Şimdi ben o piliçim
And youre just a clown
Ve sen sadece bir palyaçosun

Livvi-
Why should I even remember
Neden hatırlamam gerekiyor
Back when you blanked me
Beni boşladığın zamanı
To put it frankly
Açıkça bakmak için
But now Im back
Ama döndüm şimdi
Im not attracted
İlgi çekici değilim
And youre not getting none
Ve hiçbir şey almıyorsun
Cuz Im not for the takin
Çünkü ben alınmak için değilim
Im not a bender
ben bir alem değilim
Return to sender
Yollayıcıya döndüm
Ill laugh at you
Sana güleceğim
Even ask me to
Bana soracaksın hatta
To get with me tonight
Bu gece beni almak için

(Chorus) (Nakarat)

Cause now Im that chick
Çünkü şimdi ben o piliçim
Youll never get to
Asla sahip olamayacağın
Cant get what you want
İstediğini alamazsın
So youre acting like a punk
O yüzden bir serseri gibi davranıyorsun
You were too fly then
Çok havalanmıştın
So fly away now
O zaman uzaklara uç şimdi
Now Im that chick
Şimdi ben o piliçim
And youre just a clown
Ve sen sadece bir palyaçosun
Now Im that chick
Şimdi ben o piliçim
Now Im that chick
Şimdi ben o piliçim
Now Im that chick
Şimdi ben o piliçim
and you're just a clown.
Ve sen sadece bir palyaçosun
Now Im that chick
Şimdi ben o piliçim
Now Im that chick
Şimdi ben o piliçim
Now Im that chick
Şimdi ben o piliçim
yeah look at me now.
Evet bana bak şimdi.

You passed me by
Bana aldırmadın
Never looked twice
İkinci kez bakmadın asla
Now Im the chick
Şimdi ben piliçim
You wanna be with
Birlikte olmak istediğin
Isnt it so funny now
Şimdi komik gelmiyor mu
Im the one to shut you down
Seni yere serecek tek kişi benim
Dont worry girls
Üzülmeyin kızlar
If he didnt notice you
Eğer sizin farkınıza varmazsa
Soon hell be beggin to
Yakındır başlaması

Pitbull Verse:
Oye, mamida..calmate
I feel ya
Seni hissediyorum
We all get burned
Hepimiz yandık
Those who survive are the ones that learn (learn, learn)
Kurtulanlar bunu öğrenen tek kişiler
If it dont kill ya, make you stronger
Eğer sizi öldürmezse , sizi güçlü kılar
Pero no te ponga como una chonga
Even though I aint gonna lie
Yalan söylemediğim halde
It turns me on a little bit when you act like a bitch
Bu beni birazcık daha baştan çıkarıyor bir k*ltak gibi davrandığında
Mama I know what you went through was hard
Neye göz attığını biliyorum, sertti
But the biggest bitch is karma, let her do her job (thats right)
Ama en büyük k*altak kaderdir, bırak kendi işini yapsın ( bu doğru )
Dont even stress these clowns, baby you a queen, heres the crown
Bu palyaçolar sıkıntı bile yapmıyorlar, bebeğim sen bir kraliçesin, işte tacın
Enjoy yourself, you independent now (thats right)
Kendin tadını çıkar, şimdi özgürsün (bu doğru)
They lose, and you winnin now (Thats right)
Onlar kaybetti, ve şimdi sne kazanıyorsun (bu doğru)
Youre a shootin star, now let them know who you are
Yükselen bir yıldızsın, şimdi kim olduğunu bilmelerine izin ver

(Chorus) (Nakarat)

Jordin Sparks - S.O.S. (Türkçe Çevirisi ) (Let The Music Play)





















(S-S-S-S)
(S-S-S-S-)S.O.S (YARDIM)
(S-S-S-S-)S.O.S

Whats up girlfriend
Naber arkadaş?
Somethings goin on
Birşeyler dönüyor
You got a look about you
Kendine bir bakman gerek
Tell me what's wrong
Söyle yanlış olan ne
(Is that your) boyfriend?
O erkek arkadaşın mı?
Handsome with that girl on the floor
Pistte şu kızla beraber olan yakışıklı
We gotta dance now
Dans etmeliyiz şimdi
Time to show our weapons of choice
Seçim silahlarımızı gösterme vakti

(S-S-S-S-)S.O.S
Is All I Need to send
Tüm göndermem gereken
Just A Little Text
Sadece küçük bir metin
I'm Calling All The Girls
Bütün kızları çağırıyorum
(F-F-F-F-)F.Y.I
BİLGİNİZE
You Know its not the end
Biliyorsun bu son değil
Don't take it lying down
Direnememeye katlanamıyorum
No crying now it's your world
Ağlamak yok şimdi bu senin dünyan

(CHORUS) (NAKARAT)

Let The Music Play
Bırak müzik çalsın
You Wont Get Away
Kaçmayacaksın
Just Get the Groove
Sadece ritmi hisset
And then he'll come back to you again
Ve sonra o sana geri dönecektir
(Let it Play!)
(Bırak çalsın!) Let the music play
Bırak müzik çalsın
He wont get away
Kaçmayacak
This groove he cant ignore
Bu ritmi görmezden gelemez
He wont leave you anymore
Seni terkedemeyecek artık
(Let it Play!)
(Bırak çalsın!)

S.O.S
(S-S-S-S-)S.O.S
S.O.S

That crazy chick
Bu çılgın piliç
Don't know who she's messin' with
Kiminle uğraştığını bilmiyor
Look in her eyes
Gözlerinin içine bak
She's mentally undressing him
Onu aklıyla soyuyor
(Now Listen) girlfriend
(Şimdi dinle) arkadaşım
Lets step back right now
Hadi bir adım geri at şimdi
Better get your hands off
Ellerini çeksen yii olur
(Yeah) 'Cos we' about to get down
(Evet) çünkü artık sıkılmaya başladık

(S-S-S-S-)S.O.S
I'm calling out again
Tekrar çağırıyorum
Just a little text
Sadece küçük bir metin
And you're surrounded by your girls
Ve kızlarınla çevrelendin
(F-F-F-F-)F.Y.I know how its gonna end
BİLGİNİZE nasıl biteceğini biliyorum
Wont take it lying down
Direnememeye katlanamayacağım
No crying now it's your world
Ağlamak yok şimdi , bu senin dünyan

(CHORUS) (NAKARAT) ( x2 )

Get it on, no one stands a chance
Götür onu, kimsenin bir şansı yok
Can't get enough and when we start to dance
Daha fazla katlanamam ve dansa başladığımzıda
Come with me now
Benimle gel şimdi
Gonna shake it down (S-S-S-S-S.O.S)
Sallayacağız onu
Just blow it up
Havaya uçur onu
Gonna hit the ground
Yere çarpacak
(Hit the ground!)
(Yere çarpacak!) ( X 2 )


(CHORUS) (NAKARAT) (X 3)

Coldplay - Strawberry Swing (Türkçe Çevirisi)




















they were sitting
Onlar oturuyordu
they were sitting in the strawberry swing
Onlar çilek salıncağında oturuyordu
every moment was so precious
Bütün anlar çok değerliydi

they were sitting
Onlar oturuyordu
they were talking in the strawberry swing
Onlar çilek salıncağında oturuyordu
everybody was for fighting
Herkes kavga etmek içindi
wouldn't wanna waste a thing
Bir şeyi israf etmeyi istemeyecekti

cold, cold water
Soğuk,soğuk su
bring me round
Beni kendine getir
now my feet won't touch the ground
Şimdi ayaklarım yere dokunmayacak
cold, cold water
Soğuk,soğuk su
what ya say?
Sen ne dersin?
it's such…
O kadar...
it's such a perfect day
Okadar harika bir gün ki
it's such a perfect day
O kadar harika bir gün ki

i remember
Hatırlarım
we were walking up to strawberry swing
Biz çilek salıncağın üzerinde yürüyorduk
i can't wait 'til the morning
Sabahı bekleyemem
wouldn't wanna change a thing
Bir şeyi değiştirmek istemeyecekti

people leaving all the time
İnsanlar hep terk ediyor
inside a perfectly straight line
Dümdüz harika bir çizgi içinde
don't you wanna curve away
Dışa bükmeyi istemez misin
it's such…
O kadar...
it's such a perfect day
Okadar harika bir gün ki
it's such a perfect day
O kadar harika bir gün ki

now the sky could be blue
Şimdi gökyüzü mavi olabilirdi
i don't mind
Umursamam
without you it's a waste of time
Sensizlik boş bir zaman

could be blue
Mavi olabilirdi
i don’t mind
Umursamam
without you it’s a waste of time
Sensizlik boş bir zaman

could be blue,
Mavi olabilirdi
could be grey
Gri olabilirdi
without you i’m just miles away
Sensiz ben sadece uzaktayım

could be blue
Mavi olabilirdi
i don’t mind
Umursamam
without you it’s a waste of time
Sensizlik boş bir zaman

30 Ağustos 2009 Pazar

Shaggy Feat. Gary 'Nesta' Pine - Fly High (Türkçe Çevirisi)




















i wanna fly, with you baby and leave the world behind
Uçmak istiyorum,seninle bebeğim ve dünyayı geride bırmak
(let them know now one time, it's mr. lover!
baby girl, so now take me to cloud nine)
(hadi onların bildiği şimdi bir zaman,bu bay aşık!kızım bebeğim,bunun için beni cennete al)
i wanna fly, so high, so high and leave the world behind
Uçmak istiyorum,daha yükseğe,dağa yükseğe,ve dünyayı geride bırakmak)
(straight up! wha yu ah seh! ah ah ah ah ah)
(dimdik!wha yu ah seh! ah ah ah ah ah)

i wanna fly, fly high, with you baby
Uçmak istiyorum,yukarı uçmak,seninle bebeğim
(cloud nine!)
(Cennet!)
i wanna fly with you baby and just leave the world all behind, oh
Seninle uçmak istiyorum bebeğim ve sadece dünyayı geride bırakmak,oh
i wanna fly, fly high, with you baby
Uçmak istiyorum,yükseğe uçmak,seninle bebeğim
(i wanna see your hands up! woman, that's right!)
(Ellerini kaldırdığını görmek istiyorum,kadınım,bu doğru!)
i wanna fly with you baby and just leave the world all behind, oh
Seninle uçmak istiyorum bebeğim ve sadece dünyayı arkada bırakmak,oh

yow yow yow yow
up up up and away and so to say
yukarı yukarı yukarı ve uzağa ve bunu söylemek için
girl, let's fly today
Kızım,hadi bugün uçalım
you and me, girl, gonna sit up the race
Sen ve ben,kızım,yarışta uyanık kalacak
flying by my side, that's where you belong
Uçuyor benim tarafımda,bu ait olduğun yer
that's where she stay, hey hey, girl, you make my day
Burası benim kaldığım yer,hey hey,kızım,benim günümü hazırla
and when you ride rude, boy, no play
Ve kabaca bindiğin zaman,çocuğum,oyun yok
be always yours, never will i stray
Her zaman kendin ol,başıboş olmayacak mıyım hiç
real bad man, nothing more to say
Gerçek kötü adam,söylemek için fazlası yok
hey hey hey hey hey hey

i wanna fly, fly high, with you baby
Uçmak istiyorum,yükseğe uçmak,seninle bebeğim
(let's fly baby!)
(Hadi uçalım bebeğim!)
(i wanna see your hands up! woman, that's right!)
(Ellerini kaldırdığını görmek istiyorum,bu doğru!)
i wanna fly with you baby and just leave the world all behind, oh
Seninle uçmak istiyorum bebeğim ve sadece dünyayı arkada bırakmak,oh
i wanna fly, fly high, with you baby
Uçmak istiyorum,yükseğe uçmak,seninle bebeğim
(spread your wings! that's right)
(Kanatlarını aç,bu doğru)
i wanna fly with you baby and just leave the world all behind
Seninle uçmak istiyorum bebeğim ve sadece dünyayı arkada bırakmak,oh
(let's take it now)
(Haydi şimdi katlan)

spread your wings, girl
Kanatlarını aç,kızım
break up
Ayrılmak
yeah yeah yeah
evet evet evet

girl, i love it when you make me fly
Kızım beni uçurduğun zaman bunu seviyorum
move like a naughty girl, you make me high
Yaramaz bir kız gibi hareket et,beni yukarıya çıkar
close to my heart and you're my bonafide
Kalbimi kapat ve sen benim iyi niyetimsin
love's in my ears and see it in your eyes
Sevgi benim kulaklarımdadır ve senin gözlerinde onu görür

my my my, how you make me fly
Benim benim benim,beni nasıl uçurursun
on cloud nine fully in the sky
Cennette tam olarak gökyüzünde
real love making between your thighs
Senin kalçalarının arasında gerçek aşk yapılır
you're the prize, girl, let's hit the skies
Sen ödülsün,kızım,hadi göklere vuralım
fly fly fly fly fly fly fly fly!
Uç uç uç uç uç uç uç uç!

i wanna fly, fly high, with you baby
Uçmak istiyorum,yükseğe uçmak,seninle bebeğim
(cloud nine!)
(Cennet!)
i wanna fly with you baby and just feel the world all behind, oh
Seninle uçmak istiyorum bebeğim ve sadece dünyayı arkada bırakmak,oh
i wanna fly, fly high, with you baby
Uçmak istiyorum,yükseğe uçmak,seninle bebeğim
(spread your wings, girl)
(Kanatlarını aç,kızım)
i wanna fly with you baby and just feel the world all behind, oh
Seninle uçmak istiyorum bebeğim ve sadece dünyayı arkada bırakmak,oh

i wanna fly, with you baby
Uçmak istiyorum,seninle bebeğim
let'em know that one time
Bir kere olduğunu bilmesi için onlara izin ver
and leave the world behind
Ve dünyayı geride bırak
ah ah ah ah ah ah ah

i wanna fly, fly high, with you baby
Uçmak istiyorum,yükseğe uçmak,seninle bebeğim
let's take it high
Hadi yukarı al
i wanna fly with you baby and just leave the world all behind
Seninle uçmak istiyorum bebeğim ve sadece dünyayı arkada bırakmak
that's right! yeah, yeah, yow
Bu doğru!evet evet yow
i wanna fly, fly high, with you baby
Uçmak istiyorum,yükseğe uçmak,seninle bebeğim
i wanna see your hands up! woman, that's right
Ellerini kaldırdığını görmek istiyorum!kadınım,bu doğru
i wanna fly with you baby and just leave the world all behind, oh
Seninle uçmak istiyorum bebeğim ve sadece dünyayı arkada bırakmak,oh
i wanna fly
Uçmak istiyorum