24 Ekim 2009 Cumartesi

Joss Stone - Free Me (Türkçe Çevirisi)


















Ain’t I got you on my back foot
Seni ayağımın üzerine almadım
And you know I got to feeling good
Ve biliyorsun iyi hissettim
Cause there’s something deep inside of me
Çünkü derinliklerimde bir şeyler var
I got to be
Olması için oldu

And if you find it hard to follow me
Ve eğer sen bulduysan onu beni takip etmen zorlaşır
If I loose you in my creative stream
Eğer beni oluşturan akımda gevşetebilirsem seni
Than you only got to raise your eyes
Sonrasında sen sadece gözlerini yükselt
And see me fly
Ve uçtuğumu izle

Don’t tell me that I won’t
Anlatma bana bunu istemeyeceğim
I will
İsteyeceğem
Don’t tell me that I’m not
Anlatma bana bunu ben değilim
I am
Benim
Don’t tell me that my master plan
Anlatma bana bunu benim esas planım
Ain't coming through
Sonuca ulaşamadım

Don’t tell me that I won’t
Anlatma bana bunu istemeyeceğim
I will
İsteyeceğim
Don’t tell me how to think
Anlatma bana nasıl düşündüğünü
I fell
Düştüm
Don’t tell me cause I know what’s real
Anlatma bana çünkü neyin gerçek olduğunu biliyorum
What I can do
Ne yapabilirim

Something that you don’t see every day
Bazı şeyler nedeniyle seni her gün göremiyorum
A little girl who has found her way
Küçük kız yolunu buldu
In world that tries to take away
Dünyadan uzaklaştırmayı deniyorlar
All of your dreams
Bütün rüyalarında

I think there’s one thing I will say to you
Sana söyleyeceğim bir şey olduğunu düşünüyorum
That there is nothing that you can’t do
Bunun için yapabileceğin bir şey yok
Cause it’s all about your attitude
Çünkü bütün bunlar tutumun yüzünden
Don’t let them get to you
Seni almalarına izin verme

Don’t tell me that I won’t
Anlatma bana bunu istemeyeceğim
I will
İsteyeceğem
Don’t tell me that I’m not
Anlatma bana bunu ben değilim
I am
Benim
Don’t tell me that my master plan
Anlatma bana bunu benim esas planım
Ain't coming through
Sonuca ulaşamadım

Don’t tell me that I won’t
Anlatma bana bunu istemeyeceğim
I will
İsteyeceğim
Don’t tell me how to think
Anlatma bana nasıl düşündüğünü
I fell
Düştüm
Don’t tell me cause I know what’s real
Anlatma bana çünkü neyin gerçek olduğunu biliyorum
What I can do
Ne yapabilirim

And when we’re singing it out our voice
Ve sesimizile bağırdığımız zaman
We can make that choice to be free
Özgür olmak için seçimimizi yapabiliriz

And when we’re singing it out our voice
Ve sesimizile bağırdığımız zaman
We can make that choice to be free
Özgür olmak için seçimimizi yapabiliriz

Music, hey, I love it
Müzik,hey,seviyorum onu
Yeah, yes, I do
Evet,öyle yapıyorum
Music, now, now, now, what
Müzik,şimdi,şimdi,şimdi,ne
I love it, yes, I do
Seviyorum onu,evet,öyle yapıyorum

Don’t tell me that I won’t
Anlatma bana bunu istemeyeceğim
I will
İsteyeceğem
Don’t tell me that I’m not
Anlatma bana bunu ben değilim
I am
Benim
Don’t tell me that my master plan
Anlatma bana bunu benim esas planım
Ain't coming through
Sonuca ulaşamadım

Don’t tell me that I won’t
Anlatma bana bunu istemeyeceğim
I will
İsteyeceğim
Don’t tell me how to think
Anlatma bana nasıl düşündüğünü
I fell
Düştüm
Don’t tell me cause I know what’s real
Anlatma bana çünkü neyin gerçek olduğunu biliyorum
What I can do
Ne yapabilirim

Free me
Beni özgür bırak
Free me
Beni özgür bırak
Free me
Beni özgür bırak
Free me
Beni özgür bırak

Şarkı sözü kaynak:www.elyricsworld.com

22 Ekim 2009 Perşembe

Justin Bieber - One Time (Türkçe Çevirisi)




















Me plus you, I'ma tell you one time
Sen artı ben,bir defa söyleyeceğim sana
Me plus you, I'ma tell you one time
Sen artı ben,bir defa söyleyeceğim sana
Me plus you, I'ma tell you one time
Sen artı ben,bir defa söyleyeceğim sana
One time, one time
Bir defa,bir defa

When I met you girl my heart went knock knock
Kızla tanıştığım zaman kalbim tak tak çalar
Now them butterflies in my stomach won't stop stop
Şimdi onların kelebekleri midemde durmak istemeyecek
And even though it's a struggle love is all we got
Ve öyle olsa bile bu bir uğraş aşk her şeyi getirir
And we gon' keep keep climbing to the mountain top
Ve dağın tepesine tırmanmaya devam etmeliyiz

Your world is my world
Senin dünyanın benim dünyamdır
And my fight is your fight
Ve benim savaşım senin savaşındır
My breath is your breath
Benim nefesin senin nefesindir
And your heart
Ve senin kalbin

And girl you're my one love, my one heart
Ve kızım sen benim tek sevdiğimsin,ben tek kalbim
My one life for sure
Kesinlikle tek hayatım
Let me tell you one time
Haydi bir defa anlat
(Girl, I love, girl I love you)
(Kızım,seviyorum,kızım seni seviyorum)
I'ma tell you one time
Bir defa söyleyeceğim sana
(Girl, I love, girl I love you)
(Kızım,seviyorum,kızım seni seviyorum)

And I'ma be your one guy
Senin tek adamın olacağım
You'll be my #1 girl
Sen benim 1 numaralı kızım olacaksın
Always making time for you
Senin için daima zaman yaratırım
I'ma tell you one time
Bir defa söyleyeceğim sana
(Girl, I love, girl I love you)
(Kızım,seviyorum,kızım seni seviyorum)
I'ma tell you one time
Bir defa söyleyeceğim sana
(Girl, I love, girl I love you)
(Kızım,seviyorum,kızım seni seviyorum)

You look so deep, you know that it humbles me
Çok derin bakıyorsun,biliyorsun bu beni mütevazi yapar
You're by my side, them troubles them not trouble me
Sen benim tarafımdasın,onların sıkıntınlar benim sıkıntım değil
Many have called but the chosen is you
Çoğu beni çağırdı ama ben seni seçtim
Whatever you want shawty I'll give it to you
Ne istersen sana vereceğim

Your world is my world
Senin dünyanın benim dünyamdır
And my fight is your fight
Ve benim savaşım senin savaşındır
My breath is your breath
Benim nefesin senin nefesindir
And your heart
Ve senin kalbin

And girl you're my one love, my one heart
Ve kızım sen benim tek sevdiğimsin,ben tek kalbim
My one life for sure
Kesinlikle tek hayatım
Let me tell you one time
Haydi bir defa anlat
(Girl, I love, girl I love you)
(Kızım,seviyorum,kızım seni seviyorum)
I'ma tell you one time
Bir defa söyleyeceğim sana
(Girl, I love, girl I love you)
(Kızım,seviyorum,kızım seni seviyorum)

And I'ma be your one guy
Senin tek adamın olacağım
You'll be my #1 girl
Sen benim 1 numaralı kızım olacaksın
Always making time for you
Senin için daima zaman yaratırım
I'ma tell you one time
Bir defa söyleyeceğim sana
(Girl, I love, girl I love you)
(Kızım,seviyorum,kızım seni seviyorum)
I'ma tell you one time
Bir defa söyleyeceğim sana
(Girl, I love, girl I love you)
(Kızım,seviyorum,kızım seni seviyorum)

Shawty right there
Kalça tam burada
She's got everything I need
İhtiyacım olan her şeye sahip
And I'ma tell her one time
Ona bir defa söyleyeceğim
Give you everything you need down to my last dime
Son vererek ihtiyaçların olan her şeyi veririm

She makes me happy
O beni mutlu yapar
I know where I'll be
Nerede olduğumu biliyorum
Right by your side
Senin tarafındayım
'Cause she is the one
Çünkü o benim için bir tane

And girl you're my one love, my one heart
Ve kızım sen benim tek sevdiğimsin,ben tek kalbim
My one life for sure
Kesinlikle tek hayatım
Let me tell you one time
Haydi bir defa anlat
(Girl, I love, girl I love you)
(Kızım,seviyorum,kızım seni seviyorum)
I'ma tell you one time
Bir defa söyleyeceğim sana
(Girl, I love, girl I love you)
(Kızım,seviyorum,kızım seni seviyorum)

And I'ma be your one guy
Senin tek adamın olacağım
You'll be my #1 girl
Sen benim 1 numaralı kızım olacaksın
Always making time for you
Senin için daima zaman yaratırım
I'ma tell you one time
Bir defa söyleyeceğim sana
(Girl, I love, girl I love you)
(Kızım,seviyorum,kızım seni seviyorum)
I'ma tell you one time
Bir defa söyleyeceğim sana
(Girl, I love, girl I love you)
(Kızım,seviyorum,kızım seni seviyorum)

Me plus you, I'ma tell you one time
Sen artı ben,bir defa söyleyeceğim sana
Me plus you, I'ma tell you one time
Sen artı ben,bir defa söyleyeceğim sana
Me plus you, I'ma tell you one time
Sen artı ben,bir defa söyleyeceğim sana
One time, one time
Bir defa,bir defa

Şarkı sözü kaynak:www.metrolyrics.com

Shakira - Did It Again (Türkçe Çevirisi)


















First floor, room sixteen
İlk kat,altıncı oda
Smells like danger, even better
Tehlike kokusu gibi,hatta daha fazlası
Set your goals, bless our souls
Amaçlarını ayarla,ruhlarımızı kutsa
I'm in trouble but it feels like heaven
Sıkıntıdayım ama cennette gibi hissettiriyor

Hey

You were like one of those guys
Oradaki çocuklara benziyorsun
The kind with a wandering eye
Bir çeşit serseriyle
But I said, "Hey what the hell
Fakat söyledim,"boş ver
Once in my life I'll take a ride on the wild side"
Bir defa benim hayatımda vahşi yerlere gezintiye çıkacağız"

You were so full of yourself
Kendinle çok doluydun
But damn, were you cute as well
Ama kahretsin,sen şirin miydin
I packed my bags, I liked your moves
Çantalarım tıka basa dolu,hareketlerini beğendim
Anyone could tell that it's hard to deny that
Biri bunu reddedetmekte zorlanabilirmiydi

Did it again, love
Yine yap,aşkı
I got it all wrong
Bütün yanlışları yaptım
But it felt so right
Ama bu doğruyu hissettirdi
I can't believe it
İnanamıyorum buna

And all the mistakes
Ve bütün hatalar
That went on for too long
Çok uzağa gitti
Wish there was a way
Bir yolu olduğunu dile
I could delete it
Bunu silmek isterdim

Eh, eh, eh, eh
Ah, ah, ah, ah

Second night in a row
Kavgada ikinci gece
Back in trouble, I don't get it
Sıkıntıya dönüş,onu alamıyorum
Gotta keep it down
Getirmeliyim
It's logical, we ignore it
Bu mantıklı,önemsemiyoruz
(Yes, I know)
(Evet,biliyorum)
It's getting better
Daha iyi olacak

Hey

When it comes to men it's known
Bildiği adamlar geldiği zaman
That I end up choosing wrong
Yanlış seçmeyi bırakıyorum
'Cause I always trip and fall
Çünkü ben sürekli tökezliyorum ve düşüyorum
The same old rock and repeat and go back
Aynı eski taş gibi ve tekrar ve geri gidiyorum

How blind a girl can be
Bir kız nasıl kör olabilir
To miss you hide your ring
Senin çemberinden kaçmak için
Thought about everything
Her şey hakkında düşün
I'm so naive imagining and all that
Ben çok saf düşünüyorum hepsi bu

Did it again, love
Yine yap,aşkı
I got it all wrong
Bütün yanlışları yaptım
But it felt so right
Ama bu doğruyu hissettirdi
I can't believe it
İnanamıyorum buna

And all the mistakes
Ve bütün hatalar
That went on for too long
Çok uzağa gitti
Wish there was a way
Bir yolu olduğunu dile
I could delete it
Bunu silmek isterdim

Eh, eh, eh, eh
Ah, ah, ah, ah

It may seem to you that I am in a place
Bu bir yerde olduğum gibi görünebilir
Where I'm losing the direction of my life
Hayatımın kontrolünün neresinde kaybediyorum
But I'm sure that this is nothing but a phase
Fakat eminim bundan bu hiç bir şey ama bir aşama
Right back at ya 'cause I'll survive
Sana döneceğim çünkü seni kurtaracağım

It may seem to you that I am in a place
Bu bir yerde olduğum gibi görünebilir
Where I'm losing the direction of my life
Hayatımın kontrolünün neresinde kaybediyorum
But I'm sure that this is nothing but a phase
Fakat eminim bundan bu hiç bir şey ama bir aşama
Right back at ya 'cause I'll survive
Sana döneceğim çünkü seni kurtaracağım

Did it again, love
Yine yap,aşkı
I got it all wrong
Bütün yanlışları yaptım
But it felt so right
Ama bu doğruyu hissettirdi
I can't believe it
İnanamıyorum buna

And all the mistakes
Ve bütün hatalar
That went on for too long
Çok uzağa gitti
Wish there was a way
Bir yolu olduğunu dile
I could delete it
Bunu silmek isterdim

Eh, eh, eh, eh
Ah, ah, ah, ah

Şarkı sözü kaynak:www.metrolyrics.com

21 Ekim 2009 Çarşamba

Rihanna - Russian Roulette (Türkçe Çevirisi)



















Take a breath, take it deep
Bir nefes al, derince al
Calm yourself, he says to me
Sakin tut kendini, der o bana
If you play, you play for keeps
Eğer oynarsan, saklamak için oynarsın
Take a gun, and count to three
Bir silah al, ve üçe kadar say
I’m sweating now, moving slow
Terliyorum şimdi, yavaş hareket ediyorum
No time to think, my turn to go
Düşünmeye zaman yok, gitme sırası bende

(Nakarat)
And you can see my heart beating
Ve kalp atışlarımı duyabilirsin
You can see it through my chest
Göğsüme bakarak görebilirsin bunu
And I’m terrified but I’m not leaving
Dehşete kapıldım ama bırakmıyorum
Know that I must must pass this test
Biliyorum geçmeliyim bu testi
So just pull the trigger
Oyleyse sadece tetiği çek

Say a prayer to yourself
Dua et kendin için
He says close your eyes O gözlerini kapa diyor
Sometimes it helps
Bazen işe yarar
And then I get a scary thought
Ve sonra korkunç bi fikir geldi aklıma
That he’s here means he’s never lost
Onun burada olma fikri asla kaybolmayacak

And you can see my heart beating
Ve kalp atışlarımı duyabilirsin
You can see it through my chest
Göğsüme bakarak görebilirsin bunu
And I’m terrified but I’m not leaving
Dehşete kapıldım ama bırakmıyorum
Know that I must must pass this test
Biliyorum geçmeliyim bu testi
So just pull the trigger
Oyleyse sadece tetiği çek

As my life flashes before my eyes
Hayatım gözlerimin önünden film şeridi gibi geçti
I’m wondering will I ever see another sunrise?
Merak ediyorum bir daha hiç güneşin doğuşunu görebilecek miyim?
So many won’t get the chance to say goodbye
Çok fazla elveda deme şansım olmayacak
But it’s too late too pick up the value of my life
Ama artık çok geç hayatımın değerini anlamak için

And you can see my heart beating
Ve kalp atışlarımı duyabilirsin
You can see it through my chest
Göğsüme bakarak görebilirsin bunu
And I’m terrified but I’m not leaving
Dehşete kapıldım ama bırakmıyorum
Know that I must must pass this test
Biliyorum geçmeliyim bu testi
So just pull the trigger
Oyleyse sadece tetiği çek

Şarkı sözü kaynak : justjared.buzznet.com

Lady Gaga - Money Honey (Türkçe Çevirisi)



















Thats m-o-n-e-y..so sexy
Bu p-a-r-a..çok seksi

Damn, I love the jam, the jet and the mansion. (Oh yeah)
Kahretsin, reçeli seviyorum, jet ve malikaneyi (Oh evet)
And I enjoy the gifts and the trips to the islands.(Oh yeah)
Ve hediyelerden keyif alıyorum ve adalara yaptığım gezilerden(Oh evet)
Its good to live expensive
Pahalı yaşamak güzel
You know it, but my knees get weak intensive
Biliyorsun, ama dizlerim aşırı zayıf düşüyor
When you give me k-kisses
Sen bana bir öpücük verdiğinde

Thats money honey,
Bu para şekerim
Well I'm your lover and your mistress
Peki ben senin aşığın ve karınım
Thats money honey
Bu para şekerim
When you touch me, its so delicious Bana dokunduğunda, o çok lezzetli
Thats money honey
Bu para şekerim
Baby when you tell me the pieces
Bebeğim bana parçaları anlattığında
Thats money honey
Bu para şekerim
Thats m-o-n-e-y..so sexy
Bu p-a-r-a..çok seksi

Damn, I love the boat by the beach on the west coast. (Oh yeah)
Kahretsin, batı sahilinde bota binmeyi seviyorum(Oh evet)
And I enjoy some fine champagne
Ve biraz şampanyanın keyfini çıkarıyorum
While my girls toast (Oh yeah)
Bizim kızlar kadeh kaldırdığında (Oh evet)
Its good to live expensive
Pahalı yaşamak güzel
You know it but, my knees get weak intensive
Biliyorsun ama, dizlerim aşırı zayıf düşüyor
When you give me k-kisses
Bana bir öpücük verdiğinde

Thats money honey,
Bu para şekerim
Well I'm your lover and your mistress
Peki ben senin aşığın ve karınım
Thats money honey
Bu para şekerim
When you touch me, its so delicious Bana dokunduğunda, o çok lezzetli
Thats money honey
Bu para şekerim
Baby when you tell me the pieces
Bebeğim bana parçaları anlattığında
Thats money honey
Bu para şekerim

You know I appreciate
Biliyorsun takdir ediyorum
The finer things
Daha iyi şeyler
But its not what makes me happy as baby (I can do without a thing)
Ama bu beni bir bebek gibi mutlu eden şey değil (bir şey olmadan yapabilirim)
The turn in loving is more than I can handle
Aşka teslim olmak başedebileceğimden fazlası
Never burn out this candle oh baby...baby
Asla o mumu yakma oh bebeğim,,,bebeğim

Chorus:
K-K-K-Kisses...Thats money honey,
Ö-Ö-Ö-öpücükler...bu para şekerim
Well I'm your lover and your mistress
Thats money honey
When you touch me, it's so delicious
Thats money honey
Baby when you tell me the pieces
Thats money honey

When you get making kisses..
Öpücükler kondurduğunda
Thats money honey,
Bu para şekerim
Well I'm your lover and your mistress
Peki ben senin sevgilin ve karınım
Thats money honey
Bu para bebeğim
When you touch me, it's so delicious
Bana dokunduğunda, o çok lezzetli
Thats money honey
Bu para şekerim
Baby when you tell me the pieces
Bebeğim bana parçaları anlattığında
Thats money honey
Bu para şekerim

When you get making kisses..
Öpücükler kondurduğunda
Thats money honey,
Bu para şekerim
Well I'm your lover and your mistress
Peki ben senin sevgilin ve karınım
Thats money honey
Bu para bebeğim
When you touch me, it's so delicious
Bana dokunduğunda, o çok lezzetli
Thats money honey
Bu para şekerim
Baby when you tell me the pieces
Bebeğim bana parçaları anlattığında
Thats money honey
Bu para şekerim

Thats m-o-n-e-y..so sexy
Bu p-a-r-a..çok seksi

Şarkı sözü kaynak : www.lyricsmania.com

20 Ekim 2009 Salı

Tiesto - I Will Be Here (Türkçe Çevirisi)


















I don't know
Bilmiyorum
What went wrong
Yanlış giden ne
If I did -
Eğer yaptıysam
would it matter?
Önemli mi?
Coz it just wasn't enough.
Çünkü o henüz yeterli değildi.

You know
Biliyorsun
When the moment comes
Zamanın ne zaman geleceğini
To be strong
Güçlü olmak için
Show resistance and that's what
Direnç göster ve ne olduğunu söyle
We're led to believe
İnanmak için yol gösterdik

When the big world falls apart
Büyük dünya ayrı düştüğü zaman
And you think
Ve düşünürsün
That the feeling will linger
Bu his geçmişte kalacak
You need somewhere to start
İhtiyacın olan bir yerden başlamak
I will be here
Burada olacağım
I will be here
Burada olacağım

You don't mind
Önemsemiyorsun
If life's not that pretty
Eğer hayatın öyle tatlı değilse
it will soon disappear
Yakında unutulup gidecek
When your miles away
Başka şeyler düşündüğüm zaman
Away from here
Buradan uzakta

When the big world falls apart
Büyük dünya ayrı düştüğü zaman
And you think
Ve düşünürsün
That the feeling will linger
Bu his geçmişte kalacak
You need somewhere to start
İhtiyacın olan bir yerden başlamak
I will be here
Burada olacağım

And when it all seems to fall apart
Ve her şey ayrı düştüğü zaman
You can't breathe
Nefes alamazsın
You don't know what you're thinking
Ne düşündüğünü bilmiyorsun
You need somewhere to start
İhtiyacın olan bir yerden başlamak
I will be here
Burada olacağım

I will be here (I will be here)
Burada olacağım(burada olacağım)
I will
Olacağım
Be here
Burada
(I will be here)
(Burada olacağım)
I will
Olacağım
I will
Olacağım
I will
Olacağım

When the big world falls apart
Büyük dünya ayrı düştüğü zaman
And you think
Ve düşünürsün
That the feeling will linger
Bu his geçmişte kalacak
You need somewhere to start
İhtiyacın olan bir yerden başlamak
I will be here
Burada olacağım

And when it all seems to fall apart
Ve her şey ayrı düştüğü zaman
You can't breathe
Nefes alamazsın
You don't know what you're thinking
Ne düşündüğünü bilmiyorsun
You need somewhere to start
İhtiyacın olan bir yerden başlamak
I will be here
Burada olacağım

When the big world falls apart
Büyük dünya ayrı düştüğü zaman
And you think
Ve düşünürsün
That the feeling will linger
Bu his geçmişte kalacak
You need somewhere to start
İhtiyacın olan bir yerden başlamak
I will be here
Burada olacağım
I will be here
Burada olacağım

Şarkı sözü kaynak:www.songlyrics.com

Mr.Hudson - White Lies (Türkçe Çevirisi)




















Lying I still can't find the truth.
Yalancı ben hala gerçeği söyleyemiyorum
So I spin another line on you
Böylece sana karşı başka bir çizgiye dönüyorum
You can't blame a fella for trying
Denemek için başka bir adamı suçlayamazsın
I'm hoping you eat my every word
Benim bütün kelimelerimi yemeni umut ediyorum
Doesn't it taste so good?
Onun tadı iyi mi?
But deep inside I'm dying
Ama içten içe ölüyorum

Oh! I wanna word with you
Oh!Sana iki çift laf söylemek istiyorum
If there's never a perfect time
Eğer hiç mükemmel zaman yoksa
It's time for another white lie
Zaman başka beyaz yalan içindir

White lies just another white lie
Beyaz yalanlar sadece başka beyaz yalandır
I did it to get close to you
Sana yakınlaşmıştım
And I will tell a million more
Ve bir milyondan daha fazla anlatacağım
White lies just another white lie
Beyaz yalanlar sadece başka beyaz yalandır
I do it to get close to you
Sana yakınlaştım
And I will tell a million more white lies
Ve bir milyondan daha fazla anlatacağım

One day I know you'll understand
Biliyorum bir gün beni anlayacaksın
That I didn't really have much choice
Gerçekten daha fazla şansım yok
I just had to hide it
Sadece onu sakladım
Sometimes good men do bad things
Bazen iyi adamlar kötü şeyler yapar
Just as bad men can do good
Sadece kötü adamken iyi şeyler yapılabilir
Tell me which way you like it
Söyle bana hangi yolu seviyorsun

Oh! I wanna word with you
Oh! sana iki çift laf söylemek istiyorum
There's never a perfect time
Burada hiç mükemmel zaman yok
However much I try
Ancak çok şey denerim
Oh! Why don't you sit yourself down?
Oh! Neden kendi başına oturuyorsun?
Cos we gotta talk this through
Çünkü bu şekilde konuşmalısın
It's time for another white lie…
Zaman başka beyaz yalan içindir

White lies just a little white lie
Beyaz yalanlar sadece küçük bir beyaz yalandır
I did it to get close to you
Sana yakınlaşmıştım
And I will tell a million more
Ve bir milyondan daha fazla anlatacağım
White lies just a little white lie
Beyaz yalanlar sadece küçük bir beyaz yalandır
I do it to get close to you
Sana yakınlaştım
And I will tell a million more white lies
Ve bir milyondan daha fazla anlatacağım

Oh-oh oh-oh
I was just playing girl I was just playing by your rules
Sadece kızla oynaşıyordum senin kurallarınla oynaşıyordum
Oh-oh oh-oh
Just another white lie and I'll tell a million more
Sadece başka beyaz yalan ve bir milyondan daha fazla anlatacağım
White lies…
Beyaz yalanlar...

Şarkı sözü kaynak:www.6lyrics.com

Sertab Erener & Demir Demirkan - 1000 Faced Man (Türkçe Çevirisi & Lyrics )

















There is one thing i want to say
Söylemem gereken bir şey var
You got too faces on this play
Bu oyunda çok fazla yüzün var
There are three more that you play
3 yane daha var oynadığın
Another four you locked away
Diğer dördünü kilitleyip kaldırdın

It is one thing to fall in love
Bu sana aşık olmak için bir şey
There are to be bill in the show
Gösteride hesap var
I found three more in this store
3 tane daha buldum bu mağazada
Number four and then some more
Dört numara ve daha fazlası

Tell you people it's not admit
İnsanlar söylüyorum bu itiraf değil
I found a infamous man with a 1000 faces
1000 yüzüyle kötü şöhretli bir adam buldum
I just cant believe
Sadece inanamıyorum
I fallin too deep in love with a 1000 faced man
1000 yüzlü bir adama feci aşık oldum
In love with a 1000 faced man
1000 yüzlü adama aşık oldum
In love with a 1000 faced man
1000 yüzlü adama aşık oldum

Man with a 1000 faces
1000 yüzlü adam
Man with a 1000 faces
1000 yüzlü adam
Man with a 1000 faces
1000 yüzlü adam
Man with a 1000 faces
1000 yüzlü adam

Now i wonder where i should hide?
Şimdi merak ediyorum nereye saklanmalıyım?
I have to run i have to fly
Koşmalıyım uçmalıyım
To back free from his evil fell
Tekrar özgür olmak için onun şeytalığından
But forever he can be hell
Ama o sonsuza kadar cehennem olabilir

There is one way this all could end
Tüm bunların sona ermesi için tek bir yol var
I have too choices in my hand
Elimde seçimlerim var
There are three words that i could spend
Sarfedebileceğim üç sözcük var
And i've four letter word that hand
Bu elde dört sözcüğüm var

Tell you people it's not admit
İnsanlar söylüyorum bu itiraf değil
I found a infamous man with a 1000 faces
1000 yüzüyle kötü şöhretli bir adam buldum
I just cant believe
Sadece inanamıyorum
I fallin too deep in love with a 1000 faced man
1000 yüzlü bir adama feci aşık oldum
In love with a 1000 faced man
1000 yüzlü adama aşık oldum
In love with a 1000 faced man
1000 yüzlü adama aşık oldum

NOT : Şarkı sözleri hiçbir yerde bulunmadığından sözleri kendim çıkardım.Bu nedenle elbette ufak tefek hatalarım olmuş olabilir.Bilgilerinize... matchless...

19 Ekim 2009 Pazartesi

Paramore - Brick By Boring Brick (Türkçe Çevirisi)

















She lives in a fairy tale
O bir masalda yaşar
Somewhere too far for us to find
Bir yerde birbirizi bulmak çok uzak
Forgotten the taste and smell
Unutulmuş tat ve koku
Of the world that she's left behind
O dünyanın geri kalanında
It's all about the exposure the lens I told her
Onunla konuştum bütün bunlar objektife maruz kaldı
The angels were all wrong now
Melekler şimdi yanlış yerdeler
She's ripping wings off of butterflies
O kelebeklerin kanatlarının dışı gibi müthiş
keep your feet on the ground
Yerdeki ayaklarını sakla
when your head's in the clouds
Kafan bulutların içinde olduğu zaman
Well go get your shovel
İyi küreğini almaya git
And we'll dig a deep hole
Ve bir kuyu kazacağız
To bury the castle, bury the castle
Kaleyi gizlemek için,kaleyi gizle
Well go get your shovel
İyi küreğini almaya git
And we'll dig a deep hole
Ve bir kuyu kazacağız
To bury the castle; bury the castle
Kaleyi gizlemek için;kaleyi gizle
Ba da ba ba da ba ba pow
So one day he found her crying
Böylece bir gün o ağladığında bulur
Coiled up on the dirty ground
Kirli yerin üstüne sar
Her prince finally came to save her
Onun prensi sonunda onu gelip kurtarır
And the rest you can figure out
Ve çıkarmayı anlayabilirsin
But it was a trick
Ama o bir hileydi
And the clock struck 12
Ve saat 12'yi çalıyor
Well make sure to build your house brick by boring brick
İyi evini yaptığından emin ol tuğlayı delerek döşe
or the wolves gonna blow it down
Veya kurtlar onu yıkacaktır
keep your feet on the ground
Yerdeki ayaklarını sakla
when your head's in the clouds
Kafan bulutların içinde olduğu zaman
Well go get your shovel
İyi küreğini almaya git
And we'll dig a deep hole
Ve bir kuyu kazacağız
To bury the castle, bury the castle
Kaleyi gizlemek için;kaleyi gizle
Well you built up a world of magic
İyi bir dünya harikası oluşturuyorsun
Because your real life is tragic
Çünkü senin gerçek yaşamın feci
Yeah you built up a world of magic
Evet bir dünya harikası oluşturuyorsun
If it's not real
Eğer gerçek değilse
You can't hold it in your hand
Elinde ona sahip olamazsın
You can't feel it with your heart
Kalbinle onu hissedemezsin
And I won't believe it
Ve inanamayacağım ona
But if it's true
Ama eğer o doğruysa
You can see it with your eyes
Gözlerinle onu görebileceğim
Oh even in the dark
Karanlıkta bile
And that's where I want to be, yeah
Ve o nerede olmak istiyorsa,evet
Go get your shovel
Küreğini almaya git
We'll dig a deep hole
Bir kuyu kazacağız
To bury the castle, bury the castle
Kaleyi gizlemek için,kaleyi gizle
Ba da ba da ba...

Şarkı sözü kaynak:www.elyricsworld.com

Eminem - Taking My Ball (Türkçe Çevirisi)















It feels so wrong, does it feel so right? But its alright, it's okay with me.
Yanlışmış gibi hissettiriyor,doğru mu geliyor? ama sorun yok, bana sakıncası yok
I'll do my steps all by myself, I don't need nobody to play with me,
Kendi adımları kendim atacağım, kimsenin benimle oynamasına ihtiyacım yok
But if you just give me a chance, I can put you in a trance the way I dance .
Ama bana sadece tek bir şans verirsen, seni dansımla büyüleyebilirim
But don't nobody wanna play with me so I'm taking my ball and going home (home).
Ama kimse benimle oynamak istemiyor o yüzen topumu alıp eve gidiyorum (eve)

Im that guy man, shove a dime up in my hind end,
Ben o çocuğum adamım, arkama 10 cent tıkıştırırım
And crush it with my butt muscles as I cut vocals,
Ve vokalleri kestiğim gibi kıç kasıma çarpar
Slut poke holes in your shirt jump in mud puddles,
K*ltak tişörtündeki deliği dürter çamuruma zıplar
While I stomp mud holes in your ass girl lets cuddle,
Kıçındaki çamur deliğini ezdiğim sürece kızım hadi kucaklaşalım
Blood curdling on your girdle whatll,
Korsendeki kan pıhtılaşmış, ne I do for my next trick Im feeling wonderful,
Bir sonraki hilemi yaparım harika hissettiriyor
I think I might just do something a little less subtle,
Sanırım birazcık kurnazca bir şey yapmalıyım
Shove a fucking Tonka truck up a little kids butt hole,
Küçük çoculkların k*ç deliğine lanet bir Tonka el arabası tıkıştırırım
Feel the wrath of a psychopath slash Ambassador,
Psikopat Ambrassador kamçılamasının gazabını hisset
of the Valentines Day massacre slash assassin, Sevgililer Günü Katliamı nın kamçılı katili
I slash her in ass with an icicle and leave her in a blood bath while I,
Onun k*çınını buz salkımıyla kaçmıçar ve onu kanlı bir banyoda bırakırım ben,
Put a catheter in and jump in the bath with her,
Bir sonda koyar ve banyoda onunla zıplarım
In my Spider-Man mask just imagine,
Örümcek Adam maskemle bi hayal et
The fun I can have with a strap on,
Eğlenceyi bantlanarak yaşayabilirm
Stick up a Kim Kardashians ass,
Kim Kardashians'ın k*çına yapıştırırım
And make the b*tch run a triathlon,
Ve o k*ltağı uzun mesafe koştururum
Are those pistachios? Damn id like to have some,
Bunlar fıstık mı? Lanet olsun biraz istiyorum
Laying on the patio man rolling a fat one,
Bahçede uzanıyoruma damım şişman bi tanesini yuvarlıyorum
Shady drop the magic marker put the cap on,
Shady fosforlu kalemi düşürür şapkayı takar
Goddamn man are you that much of an a*shole.
Ah tanrım lanet olsun adamım bukadar ahmakmısın

It feels so wrong, does it feel so right? But its alright, it's okay with me.
Yanlışmış gibi hissettiriyor,doğru mu geliyor? ama sorun yok, bana sakıncası yok
I'll do my steps all by myself, I don't need nobody to play with me,
Kendi adımları kendim atacağım, kimsenin benimle oynamasına ihtiyacım yok
But if you just give me a chance, I can put you in a trance the way I dance .
Ama bana sadece tek bir şans verirsen, seni dansımla büyüleyebilirim
But don't nobody wanna play with me so I'm taking my ball and going home (home).
Ama kimse benimle oynamak istemiyor o yüzen topumu alıp eve gidiyorum (eve)

I'm like Houdini,
Houdini gibiyim
Tuck my teeny, eenie, weenie between each,
Kıstır ufaklığımı,eenie,sosisimi ikisinin arsına
one of my thighs and make it disappear like Houdini.
eşyalarımdan birini ve yok et Houdini gibi
Make this sh*t disappear like Tara Ried in a bikini,
Bu şeyi yok et Tara Ried in bikinili hali gibi
Believe me homie you don't know the meaning of a meanie.
İnan bana kanka menie nin alnamını bilmek istemezsin
They call me the fruit loop from Jupiter,
Jupiter den beni salak diye çağırdılar
I'm tryna maneuver the hoover up in your poop shoot, don't move or ya,
Osuruk atışından bi manevrayla temizlenmeye çalışıyorum, kımıldama
Might get it stuck up so fuckin' far up in your uvula,
O anet küçük diline sıkışıp kalmak gerek
You ain't gonna know what he was tryna do to your gloutius.
Seninle ne yapmaya çalıştığını bilmek bile istemezsin
Totally tubular, sniffin' glue through a tube in the studio,
Tamamen boru sesi, bir tüp tutkal kokluyor studyoda
Now who do ya think is more fruitier?
Şimdi kimin daha tatlı olduğunu düşünüyorsun?
Weenier's smothered in peanut butter,
Miniciğin yenilgisi fıstık ezmesine
Pudding on the tube of your eye shadow,
Gözünün gölgesinde tüpteki puding
And that'd look nice, you shoulda seen it mother.
Ve güzel görünürdü, annene görünmemelisin
I think I put a piece of art on my Visa card,
Sanırım Visa cartıma bir parça sanat koydum
Then I'll go beat Mischa Barton with some pleasing art?(i have no f*cking idea)
Sonra Mischa Barton'ı bazı sanatla vurmaya gideceğim (hiç bir fikrim yok)
And mosy on over to Rosie O'Donnell's, with McDonald's,
Ve Rosie O'Donnell's tan McDonalds a yürürüm
Jump in her lap and watch the Sopranos.
Kucağına atlar ve Sopranos izlerim.

It feels so wrong, does it feel so right? But its alright, it's okay with me.
Yanlışmış gibi hissettiriyor,doğru mu geliyor? ama sorun yok, bana sakıncası yok
I'll do my steps all by myself, I don't need nobody to play with me,
Kendi adımları kendim atacağım, kimsenin benimle oynamasına ihtiyacım yok
But if you just give me a chance, I can put you in a trance the way I dance .
Ama bana sadece tek bir şans verirsen, seni dansımla büyüleyebilirim
But don't nobody wanna play with me so I'm taking my ball and going home (home).
Ama kimse benimle oynamak istemiyor o yüzen topumu alıp eve gidiyorum (eve)

Shady what're ya doin' chewin' on a human?
Shady bir insanı ezerek ne yapıyorsun?
Grab an aluminum bat and hide a clue in the back room,
Aleminyum sopayı kapar ve karanlık odada izleri saklarım
And assumin' the fact that that dude's in the back room,
Ve bu babalığın arka odada olduğunu sanarım
Usin' the bathroom, vacuumin' a raccoon,
Banyoyu kullanır, rakunu vakumlarım
Skewin' a rat, a cat, screwin' a baboon.
Fareyi büküyorum, babunu vidalıyorum
You shouldn't ask, "What is he doin' with that broom?".
Süpürgeyle ne yapıyor diye sormamalısın
You should be glad he ain't leave you full of stab wounds,
Seni bıçak yarasıyla dolu bırakmamasına sevinmelisin
You in a trance, I'm back doing my dance, ooh.
Transtasın, dansımı yapmaya geri döndüm, ooh
But they're afraid I might get Sarah Palin,
Ama korkuyorlar Sarah Palin olmuşumdur diye
By the hair and make her wear a bathin' suit and take her parasailin'.
Saçlarıyla ve onu banyoda giydirir ve parasailini aldırtırım
Shady why do you gotta pick on the lady for, Shady ne için bir bayanı almak zorundasın
Why you make her read 84 bed time stories to you and baby-tard?
Neden ona 84 kötü zamanlar hikayelerini anlattırıyorsun
'Cause I'm scared, there's monsters under my bed,
Çünkü korkuyorum, yatağımın altında hayaletler var
Kelly Pickler hid my juicebox under my bassinet,
Kelly Pickler meyve suyumu beşiğimin altında saklıyor
No wonder my ass is wet, my diaper needs to be changed,
Merak etme altım ıslak, bezimin değiştirilmesi gerekiyor
Do you like graffiti dike? Well I can pee-pee and write your name.
Graffiti duvarından hoşlanır mısın? iyi öyleyse işeyerek senina dını yazabilirim.

It feels so wrong, does it feel so right? But its alright, it's okay with me.
Yanlışmış gibi hissettiriyor,doğru mu geliyor? ama sorun yok, bana sakıncası yok
I'll do my steps all by myself, I don't need nobody to play with me,
Kendi adımları kendim atacağım, kimsenin benimle oynamasına ihtiyacım yok
But if you just give me a chance, I can put you in a trance the way I dance .
Ama bana sadece tek bir şans verirsen, seni dansımla büyüleyebilirim
But don't nobody wanna play with me so I'm taking my ball and going home (home).
Ama kimse benimle oynamak istemiyor o yüzen topumu alıp eve gidiyorum (eve)

Fine...Nobody wants to play with me? F*ck you then...B*tch...Guys are always mean to me anyways...All they do is rub gum in my hair and stuff...You guys are going to make me sad...Im crying..Im gunna tell my mom...MOMMMMMMMM...
Güzel...Kimse benimle oynamak istemiyor mu? S*ktrin gibin ozaman...K*ltak...Çocuklar herzaman bir şekilde benim için önemlisiniz..Bütün yaptıkları saçıma sakız yapıştırmak ve gibileri...Çocuklar siz beni üzaceksiniz...Ağlıyorum...Anneme söyleyeceğim...ANNNEEEEEEE...

Şarkı sözü kaynak : www.metrolyrics.com

Anjulie - Rain (Türkçe Çevirisi)
















I got caught out in the rain...
Dışarıda yağmura yakalandım
With you, with you...
Seninle, seninle...

I got caught out in the rain;
Dışarıda yağmura yakalandım
(Never fall in love again,)
(Asla bir daha aşık olmam)
with you, with you, with you...
Sana, sana, sana

It's been about a year since we last spoke,
Son konuşmamızı ardından bir yıl geçti
And every day I thought about you, thought you oughta know, uh-huh;
Ve her gün seni düşündüm, sanırım bilmen gerek
What do I do with this fire inside of me? Always been you, baby, I'm desiring...
Ne yaparım içimdeki bu yangınla? Herzaman sen oldun, bebeğim, arzuluyorum...
I know you're no good for me, and I know you're like a drug, it's killing me;
Biliyorum benim için iyi değilsin, ve biliyorum uyuşturucu gibisin, bu beni öldürüyor
But I don't wanna get my fix - No, baby, I don't wanna let you in, no-oh
Ama onarılmak istemiyorum - Hayır, bebeğim, Sana izin veremem, hayır

I got caught out in the rain (the rain);
Dışarıda yağmura yakalandım (yağmur)
Never fall in love again, with you, with you, with you...
Adla tekrar aşık olmam, sana, sana, sana ( x2 )

Started in October, by June it was over;
Ekim ayında başladı, Temmuz'da sona erdi
Said you're still in love, but you were tryna get over:
Hala aşık olduğunu söylüyorsun, ama bundan kurtulmaya çalışıyorsun
You think of me daily, picture our babies,
Günden güne beni düşünüyorsun, bebeğimizin resmini
Said you're tryna change, and that you wanted to save me...
Değişmeye çalıştığını söylüyorsun, Ve beni korumak istediğini...
The heat of the summer was pulling me under;
Yazın sıcağı beni aşağı çekiyor
I knew I knew better, but wanted to rediscover
Biliyorum biliyorum daha iyi, ama yeniden keşfetmek istiyorum
Familiar feelings, and sexual healing...
Tanıdık hisler, ve seksüel iyileşme...
But when I hit the water, I was stuck in the deep end...
Ama suya çarptığımda, derinde sıkıştım kaldım ...

Doctor, doctor, something wrong with me;
Doktor, doktor, bir sorunum var
Again and again, still the same boy hurtin me;
Tekrar ve tekrar, hala aynı çocuk acıtıyor canımı
I open up, let him in, it's a torturer...
Açtım, onun içeri girmesine izin verdim, o bir işkenceci
(The sickest part is that I think I'm liking it...)
(En hastaca olan kısmı sanırım benim bundan hoşlanıyor olmam...)
Doctor, doc, why don't he leave me be?
Doktor,doktor, neden beni bırakmıyor?
He got a knife in my back - stop turning please!
Sırtıma bıçak dayadı - çevirmeyi bırak lütfen!
Cause I can't take no more this time;
Çünkü bu sefer daha fazla dayanamayacağım
Never again, go on get out of my life...
Bir daha asla, devam et defol git hayatımdan...

I got caught out in the rain (the rain);
Dışarıda yağmura yakalandım (yağmur)
Never fall in love again, with you, with you, with you...
Adla tekrar aşık olmam, sana, sana, sana
I got caught out in the rain (the rain);
Dışarıda yağmura yakalandım (yağmur)
Never fall in love again, with you, with you, with you...
Adla tekrar aşık olmam, sana, sana, sana
With you, with you, with you...
Sana, sana, sana
(The rain, the rain...)
(Yağmur, yağmur...)

You tell me you love me, you la-la-la-love me;
Bana beni sevdiğini söylüyorsun, se-se-seviyorsun beni
Boy, you don't even love you - how'd I expect you to love me?
Oğlum, sen kendini bile sevmiyorsun - senden beni sevmeni nasıl beklerim?
Was good til we lost it, I'm getting off topic...
Onu kaybedene kadar güzeldi, konu dışına çıkıyorum...
The story hasn't ended, but just before we drop it:
Hikaye daha bitmedi, ama sadece biz onu düşürmeden önce
I called on the weekend, you said you were sleepin';
Hafta sonu aradım, bana uyuduğunu söyledin
I wanted to come over, wake you up, or just creep in...
Üstesinden gelmeni istedim, seni uyandırmak, ya da içeri süzülmeni
Was sunny and shinin', my bike I was ridin',
Yazdı ve güneşliydi, bisikletimi sürüyordum
Raced over to your house faster than a bolt of lightnin'...
Senin evine kadar yarıştım yıldırımdan daha hızlı
Parked on the sidewalk, but just when I looked up,
Kaldırıma parkettim, ama sadece baktığımda
I saw another shadow was inside of your window;
Pencerende senden başka birinin gölgesini gördüm
Scared to look further - as soon as I saw her,
Daha fazla bakmaya korktum - onu görür görmez
The sky turned black heard a roar of thunder...
Gökyüzü birden siyaha döndü şimşek çakışını duydum
Stood on your driveway, the hair pressed to my face,
Evinin önünde ayakta durdum, saç yüzüme baskı yapıyordu
Tried to recover, my knees were like rubber...
Toparlanmaya çalıştım, o an dizlerim lastik gibiydi sanki
Soaked thru my T-shirt, I thought it was tears, but,
Tişörtüm sırılsıklam oldu, nedeni gözyaşlarım sandım, ama,
The clouds closed in, and they pulled me under...
Bulutlardan karanlık bastı, ve beni alta çektiler

I got caught out in the rain (the rain);
Dışarıda yağmura yakalandım (yağmur)
Never fall in love again, with you, with you, with you...
Adla tekrar aşık olmam, sana, sana, sana
I got caught out in the rain (the rain);
Dışarıda yağmura yakalandım (yağmur)
Never fall in love again, with you, with you, with you...
Adla tekrar aşık olmam, sana, sana, sana


Şarkı sözü kaynak : www.6lyrics.com

Lady Gaga - Bad Romance (Türkçe Çevirisi)




















Rah-rah-ah-ah-ah!
Muh-muh-muh-muh-mah!
Rah-rah-ooh-la-la!
Want your bad romance
Kötü romantizmini istiyorum (x2)

I want your ugly
Çirkinliğini istiyorum
I want your disease
Hastalığını istiyorum
I want your everything
Herşeyini sitiyorum
As long as it’s free
O özgür kalana kadar
I want your love
Aşkını istiyorum
Love-love-love
Aşk-aşk-aşk
I want your love
Aşkını istiyorum

I want your drama
Dramını istiyorum
The touch of your hand
Ellerinin dokunuşunu
I want you leather studded kiss in the scene
Azgın öpücük manzaranı istiyorum
And I want your love
Ve aşkını istiyorum
You know that I want you
Biliyorsun seni istiyorum
Love-love-love
Aşk-aşk-aşk
I want your love
Aşkını istiyorum
Love-love-love
Aşk-aşk-aşk
I want your love
Aşkını istiyorum

You know that I want you
Biliyorsun seni istiyorum
And you know that I need you
Ve biliyorsun sana ihtiyacım var
I want a bad, a bad romance
Kötü bir, kötü bir romantizm istiyorum

I want your loving
Sevişini istiyorum
And I want your revenge
Kinini istiyorum
You and me could write a bad romance
Sen ve ben kötü bir roman yazabiliriz ( x2 )

Oh-oh-oh-oh-oooh!
Oh-oh-oooh-oh-oh!
Caught in a bad romance
Kötü bir romantizme yakalandım ( x2 )

Rah-rah-ah-ah-ah!
Muh-muh-muh-muh-mah!
Rah-rah-ooh-la-la!
Want your bad romance
Kötü romantizmini istiyorum (x2)

I want your horror
Korkunu istiyorum
I want your design
Planını istiyorum
‘Cause you’re a criminal
Çünkü sen bir suçlusun
As long as your mine
Benim olana dek
I want your love
Aşkını istiyorum
Love-love-love
Aşk-aşk-aşk
I want your love
Aşkını istiyorum

I want your psycho
Psikopatlığını istiyorum
Your vertical stick Dikey çubuğunu istiyorum
Want you in my room
Seni odamda istiyorum
When your baby is sick
Bebeğin hastalandığı zaman
I want your love
Aşkını istiyorum
Love-love-love
Aşk-aşk-aşk
I want your love
Aşkını istiyorum
Love-love-love
Aşk-aşk-aşk
I want your love
Aşkını istiyorum

You know that I want you
Biliyorsun seni istiyorum
And you know that I need you
Ve biliyorsun sana ihtiyacım var
I want a bad, a bad romance
Kötü bir, kötü bir romantizm istiyorum

I want your loving
Sevişini istiyorum
And I want your revenge
Kinini istiyorum
You and me could write a bad romance
Sen ve ben kötü bir roman yazabiliriz ( x2 )

Oh-oh-oh-oh-oooh!
Oh-oh-oooh-oh-oh!
Caught in a bad romance
Kötü bir romantizme yakalandım ( x2 )

Rah-rah-ah-ah-ah!
Muh-muh-muh-muh-mah!
Rah-rah-ooh-la-la!
Want your bad romance
Kötü romantizmini istiyorum (x2)

Walk walk fashion baby
Yürü yürü moda bebeği
Work it
Çalış onu
Move that b*tch crazy
Kaç bu k*ltak deli ( x4 )

I want your love
Dedim ya aşkını istiyorum
And I want your revenge
Ve kinini istiyorum
I want your love
Aşkını istiyorum
I don’t wanna be friends
Arkadaş olmak istemiyorum

Said I want your love
Dedim ya aşkını istiyorum
And I want your revenge
Ve kinini istiyorum
I want your love
Aşkını istiyorum
I don’t wanna be friends
Arkadaş olmak istemiyorum

Oh-oh-oh-oh-oooh!
Oh-oh-oooh-oh-oh!
Caught in a bad romance
Kötü bir romantizme yakalandım ( x2 )

I want your loving
Sevişini istiyorum
And I want your revenge
Ve kinini istiyorum
You and me could write a bad romance ( x2 )
Sen ve ben kötü bir roman yazabliriz

Oh-oh-oh-oh-oooh!
Oh-oh-oooh-oh-oh!
Caught in a bad romance
Kötü bir romantizme yakalandım ( x2 )

Şarkı sözü kaynak : www.metrolyrics.com

Editors - Papillon (Türkçe Çevirisi)



















Make our escape, you're my own Papillon.
Kaçışımızı sağla,sen benim kelebeğimsin.
Will turns too fast, feel love before it's gone.
Çok hızlı dönecek misin,gitmeden önce aşkı hisset.
It kicks like a sleep twitch!
Bu vuruş bir uyku hareketi gibi!
My papillon, feel love when it shone.
Kelebeğim,parladğında aşkı hisset
It kicks like a sleep twitch!
Bu vuruş bir uyku hareketi gibi!

Darling, just don't put down your guns yet.
Sevgilim,henüz silahlarını indirmiyorsun.
If there really was a God here,
Eğer gerçekten Tanrı burdaysa,
He'd have raised a hand by now.
Şimdi eline yetişecekti.
Now darling, you're born, get old and die here.
Şimdi sevgilim,sen doğdun,yaşlanıyorsun ve ölüyorsun burada.
Well, that's quite enough for me.
İyi,bu benim için oldukça yeterli.
We'll find our own way home somehow.
Her nasılsa evimizin yolunu bulacağız.

No sense of doubt or what you could achieve.
Kuşku yok veya neyi başarabildiysen.
Well, I've found you out, I've seen the life you wish to leave,
İyi,seni dışarıda buldum,dilediğin hayatı gördüm ayrılmak için,
But when it kicks like a sleep twitch,
Ama ne zaman uyku hareketi gibi vurursa,
You will choke, choke on the air you try to breathe.
Boğulacaksın,nefes için havada boğulmayı dene.
It kicks like a sleep twitch!
Bu vuruş bir uyku hareketi gibi!

Darling, just don't put down your guns yet.
Sevgilim,henüz silahlarını indirmiyorsun.
If there really was a God here,
Eğer gerçekten Tanrı burdaysa,
He'd have raised a hand by now.
Şimdi eline yetişecekti.
Now darling, you're born, get old and die here.
Şimdi sevgilim,sen doğdun,yaşlanıyorsun ve ölüyorsun burada.
Well, that's quite enough for me.
İyi,bu benim için oldukça yeterli.
We'll find our own way home somehow.
Her nasılsa evimizin yolunu bulacağız.

It kicks like a sleep twitch!
Bu vuruş bir uyku hareketi gibi!
It kicks like a sleep twitch!
Bu vuruş bir uyku hareketi gibi!

Şarkı sözü kaynak:www.metrolyrics.com

18 Ekim 2009 Pazar

Pixie Lott - Here We Go Again (Türkçe Çevirisi)





















Redone
Yenile
Pixie
All my friends are going out
Bütün arkadaşlarım dışarı çıkıyorlar
But I've been thinking
Ama ben düşünüyordum da
Maybe I better stay in bed
Belki yatakta kalsam daha iyi
The ceiling's spinning round
Tavan dönüyor
Like I've been drinking
İçiyormuşum gibi
I've got this banging in my head
Kafamın içinde bu patlamalar var

boom boom boom boom
I need my-yy medicine
İlacıma ihtiyacım var
and the cure ain't Aspirin
ve tedaviye Asprine değil

I don't care about tomor-o-o-oh
Yarın umrumda bile değil
here we go again, here we go again
İşte yine gidiyoruz, yine gidiyoruz
I'll be the last one on the dance flo-o-o-or
Dans pistindeki tek kişi olacağım
When this party ends, when this party ends
Bu parti bittiğinde, bu parti bittiğinde
I don't even care (NO!), I don't even care (NO!)
Umursamıyorum bile (Hayır!) umursamıyorum bile (Hayır!)
Never wanna say
Asla söylemek istemiyorum
I I wish that I been there
Orada olmak isterdim
I don't even care (NO!), I don't even care (NO!)
Umursamıyorum bile (Hayır!) umursamıyorum bile (Hayır!)
Never wanna say
Asla söylemek istemiyorum
I I wish that I been there
Orada olmak isterdim
Ooooooh
Ooooooh

I sleep through the alarm
Alarm çalana kadar uyudum
head under pillow
Başım yastığın altında
I know I'm gonna pay for this
Biliyorum bunun bedelini ödeyeceğim
I can't stand missing out
Gecikmeye dayanamam
so when you call me, call me
Oyüzden beni aradığında, aradığında
I say okay if you insist
Israr edersen tamam derim
boom boom boom boom
I need my-yy medicine
İlacıma ihtiyacım var
and the cure ain't Aspirin
Ve tedaviye Asprine değil


I don't care about tomor-o-o-oh
Yarın umrumda bile değil
here we go again, here we go again
İşte yine gidiyoruz, yine gidiyoruz
I'll be the last one on the dance flo-o-o-or
Dans pistindeki tek kişi olacağım
When this party ends, when this party ends
Bu parti bittiğinde, bu parti bittiğinde
I don't even care (NO!), I don't even care (NO!)
Umursamıyorum bile (Hayır!) umursamıyorum bile (Hayır!)
Never wanna say
Asla söylemek istemiyorum
I I wish that I been there
Orada olmak isterdim
I don't even care (NO!), I don't even care (NO!)
Umursamıyorum bile (Hayır!) umursamıyorum bile (Hayır!)
Never wanna say
Asla söylemek istemiyorum
I I wish that I been there
Orada olmak isterdim

Ooooooh
Ooooooh
Ooooooh
Never wanna stay
Asla söylemek istemem
I wish I was there
Orada olmak istediğimi

Ooooooh
Ooooooh
Ooooooh
Never wanna stay
Asla söylemek istemem
I wish I was there
Orada olmak istediğimi

Never wanna stay
Asla söylemek istemem
I wish I was there
Orada olmak istediğimi

I don't care about tomor-o-o-oh
Yarın umrumda bile değil
here we go again, here we go again
İşte yine gidiyoruz, yine gidiyoruz
I'll be the last one on the dance flo-o-o-or
Dans pistindeki tek kişi olacağım
When this party ends, when this party ends
Bu parti bittiğinde, bu parti bittiğinde
I don't even care (NO!), I don't even care (NO!)
Umursamıyorum bile (Hayır!) umursamıyorum bile (Hayır!)
Never wanna say
Asla söylemek istemiyorum
I I wish that I been there
Orada olmak isterdim
I don't even care (NO!), I don't even care (NO!)
Umursamıyorum bile (Hayır!) umursamıyorum bile (Hayır!)
Never wanna say
Asla söylemek istemiyorum
I I wish that I been there
Orada olmak isterdim


Şarkı sözü kaynak
: www.metrolyrics.com

Leighton Meester Feat. Robin Thicke - Somebody To Love (Türkçe Çevirisi)




















Paris, France to Michigan
Paris,Fransa'dan Michigan a
London town and through Berlin
Londra şehri ve Berlin yoluyla
I can’t believe this place I’m in
Bu yere inanamıyorum içinde olduğum
Everywhere and back again
Her yer ve tekrar geri
Porcelain and China dolls
Porselen ve Çin bebekleri
Give me one and I’ve seen them all
Bana bir ver ve hepsini gördüm
Got my back against the wall
Sırtımı duvara dayadım
Wonder where I’ll be tomorrow?
Merak ediyorum yarın nerede olacağım?

But wait, now how long could this take?
Ama bekle,şimdi bu ne kadar zaman alacak?
It’s hard to find a man,
Bir adamı bulmak zor
When you’re gone before he wakes.
O uyanmadan önce gittiğinde
They say it’s hard to achieve
Derler ki bunu başarmak zordur
But can’t a girl believe?
Ama bir kız inanamaz mı?

(Nakarat)
Is there somebody who still believes in love?
Orada kimse var mı hala aşka inanan?
I know you’re out there
Biliyorum dışarıda bir yerdesin
There’s got to be somebody
Biri olmalı
I search around the world
Bütün dünyayı aradım
But I can’t seem to find
Ama bulacakmışım gibi görünmüyor
Somebody to love
Sevmek için birini

(Robin Thicke)
Baby girl, there you at
Bebeğim, sen varsın
Looking at me like a putty cat
Bana bakıyorsun oyuncak bir kedi gibi
Wondering where that thing is at
Merak ediyorum bu şey nerede
Wondering where your ring is at
Merak ediyorum yüzüğün nerede
Nobody ever did it quite like this
Kimse hiç bunu tamamen böyle yapmadı
Nobody ever did it quite like you
Kimse bunu hiç senin gibi yapmadı
Do your hair, I bought you shoes
Saçlarını yap, sana ayakkabılar aldım
We can hit the town like superstars do
Superstarların yaptığı gibi şehri vurabiliriz
You fall in love? Then let me show you love
Aşık mısın? Öyleyse bırak sana aşkı göstereyim
Give me the key to your heart
Kalbinin anahtarını ver bana
I can give you what you want
Sana ne istersen verebilirim
When you’re waiting for love
Aşkı beklediğinde
And you’re lookin’ for someone
Ve birini aradığında
I’mma turn this gossip girl into a woman
Bu dedikoducu kızı bir bayana dönüştüreceğim

[Nakarat x2]

Je t’adore, Je t’adore (I love you, I love you)
Seni seviyorum, seni seviyorum
Make a move, do the thing
Bir hareket yap, bir şey yap
Turn around, strike a pose
Dön etrafında,bir poz ver
Je t’adore, Je t’adore (I love you, I love you)
Seni seviyorum, seni seviyorum
Make a move, do the thing
Bir hareket yap, bir şey yap
Turn around, strike a pose
Dön etrafında,bir poz ver
Ooh, I like it
Ooh, bunu sevdim
Ooh, I need it
Ooh, buna ihtiyacım var
Ooh, I want it
Ooh, onu istiyorum
Hey Hey

I know it’s hard to achieve
Biliyorum başarması zor
But can’t a girl believe?
Ama bir kız inanamaz mı?

[Nakarat x2]

(You say hello, I say goodbye) x2
(Sen merhaba dersin, ben güle güle derim)
Somebody to love
Sevmek için birini