7 Kasım 2009 Cumartesi

Jordin Sparks - Emergency (911) - (Türkçe Çevirisi)




















You know my ringtone (why don't you answer the phone)
Zil sesimi biliyorsun (neden telefona cevap vermiyorsun?)
If you don't get here (I'm dancing alone)
Eğer buraya gelmezsen (Ben de yalnız dans ederim)
Get in the fast lane 'cause someone will ask me
Hız şeridine gir çünkü biri bana soracak
If you don't
Eğer sen yapmazsan
I hear the music (I'm ready to go)
Müziği duyuyorum (Gitmeye hazırım)
You better get here ('cause I'm dancing alone)
Buraya gelsen iyi edersin (Çünkü yalnız dansediyorum)
You better get driving and turn on the siren
İyisimi sürmeye başla ve sireni aç
Cause you're in the danger zone
Çünkü tehlike bölgesindesin

You know it's friday
Biliyorsun bugün Cuma
Why don't you call me
Neden beni aramıyorsun
You got my number
Telefonum sende var
Hey I'm still waiting
Why don't you call me
Neden beni aramıyorsun
Aren't you my boyfriend?
Sen benim erkek arkadaşım değil misin?
You were supposed to be here
Burada olman gerekirdi
Like an hour ago
Bir saat önce

I bought this dress for you
Bu elbiseyi senin için aldım
I got my legs so smooth
Bacaklarımı pürüzsüzleştirdim
I got my mani-pedi, went and hot my hair done too
Manikür pedikür yaptırdım, gidip saçlarımı da yaptırdım
All dressed up and nowhere to go-oh
Tamamen giyindim ve gidecek hiçbir yer yok

It's an emergency
Bu bir acil durum
I need you here with me
Burada yanımda ihtiyacım var sana
It's a 911 (911)
Bu bir 911(acil durum)
It's an emergency
Bu bir acil durum
Can't you see?
Göremiyor musun?
It's a 911 (911)
Bu bir 911(acil durum)
Dying of dance deprivation
Dans etme ihtiyacından ölüyorum
Emotional starvation, I need resuscitation
Duygusal açlık, canlanmaya ihtiyacım var
Gettin' impatient
Sabırsızlanmaya başlıyorum
It's an emergency (emergency)
Bu bir acil durum (acil durum)
Emergency (emergency)
Acil durum (acil durum)
911 (911)

You know I told you
Biliyorsun sana söyledim
You can't be late now
Gecikemezsin şimdi
Watching my watch tick, tick, tick, tick
Saatimi izliyorum tik tak tik tak
There goes my attitude, I'm almost over you
Konumum değişiyor, neredeyse geçtim seni
You were supposed to be here like an hour ago
Bir saat kadar önce burada olman gerekiyordu
That's what you always do, give me some lame excuse
Herzaman yaptığın şey bu, bana zayıf bahanelerle geliyorsun
Like you were workin', sleepin', come on baby try the truth
Çalışıyormuşsun gibi,uyuyormuşsun, hadi bebeğim bir de gerçeği dene
All dressed up and nowhere to go-oh
Tamamen giyindim ve gidecek hiçbir yer yok

It's an emergency
Bu bir acil durum
I need you here with me
Burada yanımda ihtiyacım var sana
It's a 911 (911)
Bu bir 911(acil durum)
It's an emergency
Bu bir acil durum
Can't you see?
Göremiyor musun?
It's a 911 (911)
Bu bir 911(acil durum)
Dying of dance deprivation
Dans etme ihtiyacından ölüyorum
Emotional starvation, I need resuscitation
Duygusal açlık, canlanmaya ihtiyacım var
Gettin' impatient
Sabırsızlanmaya başlıyorum
It's an emergency (emergency)
Bu bir acil durum (acil durum)
Emergency (emergency)
Acil durum (acil durum)
911 (911)

You know my ringtone (why don't you answer the phone)
Zil sesimi biliyorsun (neden telefona cevap vermiyorsun?)
If you don't get here (I'm dancing alone)
Eğer buraya gelmezsen (Ben de yalnız dans ederim)
Get in the fast lane 'cause someone will ask me
Hız şeridine gir çünkü biri bana soracak
If you don't
Eğer sen yapmazsan
I hear the music (I'm ready to go)
Müziği duyuyorum (Gitmeye hazırım)
You better get here ('cause I'm dancing alone)
Buraya gelsen iyi edersin (Çünkü yalnız dansediyorum)
You better get driving and turn on the siren
İyisimi sürmeye başla ve sireni aç
Cause you're in the danger zone
Çünkü tehlike bölgesindesin

It's an emergency
Bu bir acil durum
I need you here with me
Burada yanımda ihtiyacım var sana
It's a 911 (911)
Bu bir 911(acil durum)
It's an emergency
Bu bir acil durum
Can't you see?
Göremiyor musun?
It's a 911 (911)
Bu bir 911(acil durum)
Dying of dance deprivation
Dans etme ihtiyacından ölüyorum
Emotional starvation, I need resuscitation
Duygusal açlık, canlanmaya ihtiyacım var
Gettin' impatient
Sabırsızlanmaya başlıyorum
It's an emergency (emergency)
Bu bir acil durum (acil durum)
Emergency (emergency)
Acil durum (acil durum)
911 (911)

Şarkı sözü kaynak : www.songlyrics.com

6 Kasım 2009 Cuma

Norah Jones - Be Here To Love Me



















Your eyes seek conclusion in all this confusion of mine
Gözlerin benim bütün karmaşıklığımdan bir sonuç arıyor
Though you and I both know it's only the warm glow of wine
Sanırım ikimiz de bunun yalnızca şarap hararetinin sıcaklığı olduğunu biliyoruz
That's got you to feeling this way, but I don't care,
Bu senin bu şekilde hissetmeni sağlıyor, ama ben umursamıyorum,
I want you to stay
Kalmanı istiyorum
and hold me and tell me you'll be here to love me today
Ve beni sarmanı ve bugün beni sevmek için burada kalacağını söylemeni istiyorum

Children are dancin', the gamblers are chancin' their all
Çocuklar dans ediyor, kumarbazlar herşeylerini ortaya koyuyorlar
The window's accusing the door of abusing the wall
Pencereler kapıyı duvarı taciz etmekle suçluyorlar
But who cares what the night watchmen say
Ama nöbetçinin ne dediği kimin umrunda
The stage has been set for the play
Ortam oyun için ayarlandı
Hold me and tell me you'll be here to love me today
Sar beni ve
bugün beni sevmek için burada kalacağını söyle

The moon's come and gone but a few stars hang on on to the sky
Ay doğdu ve battı ama birkaç yıldız gökyüzünde duruyor
The wind's runnin' free but it ain't up to me ask why
Rüzgar özgürce esiyor ama neden diye sordurtmuyor bana
The poets are demanding their pay
Şairler ücretlerini talep ediyorlar
They've left me with nothin' to say
Bana geriye söyleyecek bir şey bırakmıyorlar
'cept hold me and tell me you'll be here to love me today
Sar beni ve bugün beni sevmek için burada kalacağını söyle
Just hold me and tell me that you'll be here to love me today
Sadece sar beni ve bugün beni sevmek için burada kalacağını söyle

Şarkı sözü kaynak : www.azlyrics.com

5 Kasım 2009 Perşembe

Rihanna - The Wait Is Ova - (Türkçe Çevirisi) - (Wait Your Turn)




















It's just the way the game is played
Bu sadece oynanan oyunun şekli
It's best if you just wait your turn.
Eğer sıranı beklersen bu en iyisi olur

The wait is ova...(8x)
Bekleme sona erdi... (x8)

I pitch with a grenade...
El bombasını attım...
Swing away if you're feeling brave
Uzağa salla eğer casur hissediyorsan

There's so much power in my name...
İsmimde çok fazla güç var...
If you pop off in your seat
Eğer koltuğunda ölürsen
Steady I'm gonna do the wave
Sakince el sallayacağım

I'm such a such a lady
Ben bir hanımefendiyim
You don't have to be so afraid
O kadar da korkmak zorunda değilsin
Couse I got room up on my team
Çünkü takımımın üstünde bir odam var
You can play but hold up.
Oynayabilirsin ama bekle.

It's just the way the game is played
It's best if you just wait your turn.

It's getting crowded over here...
Burası kalabalıklaşmaya başlıyor
But babe...the wait is ova!
Ama bebeğim...bekleme sona erdi!
Sometimes it takes a thousand tries to win
Bazen kazanmak için binlerde deneme gerekiyor
The wait is ova
Bekleme sona erdi

Fumble dont't you fumble
Beceriksiz,beceriksiz değil misin
That's a flag on the play
Otundaki bir bayrak o
Babe if you don't wanna
Bebeğim eğer istemiyorsan
Then you don't have to wait
Beklemek zorunda değilsin

But together we gon'be taking over
Ama biz beraber yönetimi ele alacağız
It's just the way the game is played
Bu oyunun oynanma şekli
It's best if you just wait your turn.
Eğer sıranı beklersen bu en iyisi olur

So you don't wanna wait
Peki beklemek istemiyorsun
I hate to hear-That's such a shame
Duymaktan nefret ediyorum- Bu nasıl da utanç verici
Couse if you playing tight wears and no
Çünkü eğer sıkı kıyafetlerle oynarsan ve hayır
diamond in my ears
Elmas kulağımda
Then you already under way..
Sonra sen zaten hareket halindesin
I know you want to win and you wish I would let you in Biliyorum yenmek istiyorsun ve sana izin vermemi istiyorsun girmek için
Get in line over here
Şuradaki çizgiye geç
You can play but hold up
Oynayabilirsin ama bekle.

It's just the way the game is played
Bu sadece oynanan oyunun şekli
It's best if you just wait your turn.
Eğer sıranı beklersen bu en iyisi olur

It's getting crowded over here...
Burası kalabalıklaşmaya başlıyor
But babe...the wait is ova!
Ama bebeğim...bekleme sona erdi!
Sometimes it takes a thousand tries to win
Bazen kazanmak için binlerde deneme gerekiyor
The wait is ova
Bekleme sona erdi

Fumble dont't you fumble
Beceriksiz,beceriksiz değil misin
That's a flag on the play
Otundaki bir bayrak o
Babe if you don't wanna
Bebeğim eğer istemiyorsan
Then you don't have to wait
Beklemek zorunda değilsin

It's just the way the game is played
Bu sadece oynanan oyunun şekli
It's best if you just wait your turn.
Eğer sıranı beklersen bu en iyisi olur

Baby put the work in like a champion
Bebeğim araya sok bir şampiyon gibi
But the crowd is screaming with their hands way up
Ama kalabalık bağırıyor elleri havada
Couldn't be with no one else
Kimse olmadan olamazdı
You're the only way..........I WIN!
Tek yolu sensin....... BEN KAZANDIM!

Baby got the whole world standing up
Bebeğim tüm dünyayı ayağa kaldır
Damn I bet a pitcher took a chance on love
Kahretsin bahse girerim bir atıcı aşkta bir şans yakalayabilir

Baby love...the time is now
Bebeğim... zamanı geldi
And now-The wait is ova!
Ve şimdi- Bekleme sona erdi!

The wait is ova (4x)
Bekleme sona erdi
Just wait your turn
Sadece sıranı bekle
The wait is ova (4x)
Bekleme sona erdi
Just wait your turn
Sadece sıranı bekle

It's getting crowded over here...
Burası kalabalıklaşmaya başlıyor
But babe...the wait is ova!
Ama bebeğim...bekleme sona erdi!
Sometimes it takes a thousand tries to win
Bazen kazanmak için binlerde deneme gerekiyor
The wait is ova
Bekleme sona erdi

Fumble dont't you fumble
Beceriksiz,beceriksiz değil misin
That's a flag on the play
Otundaki bir bayrak o
Babe if you don't wanna
Bebeğim eğer istemiyorsan
Then you don't have to wait
Beklemek zorunda değilsin

But together we gon'be taking over
Ama biz beraber yönetimi ele alacağız

It's just the way the game is played
Bu sadece oynanan oyunun şekli
It's best if you just wait your turn.
Eğer sıranı beklersen bu en iyisi olur

Just wait your turn
Sadece sıranı bekle
The wait is ova (4x)
Bekleme sona erdi (x4)

Şarkı sözü kaynak : www.metrolyrics.com

4 Kasım 2009 Çarşamba

Sting - Soul Cake (Türkçe Çevirisi)
















A soul cake, a soul cake,
Bir ruh pastası,bir ruh pastası,
Please, good missus, a soul cake,
Lütfen,güzel bayan,bir ruh pastası,
An apple, a pear, a plum or a cherry,
Bir elma,bir armut,bir erik veya bir vişne,
Any good thing to make us all merry.
Hepimizi neşeli yapması için herhangi bir şey.
A soul cake, a soul cake,
Bir ruh pastası,bir ruh pastası,
Please, good missus, a soul cake,
Lütfen,güzel bayan,bir ruh pastası,
One for Peter, two for Paul,
Bir Peter için,iki Paul için,
And three for Him that made us all.
Ve üç onun için bunu biz yaptık.
God bless the master of this house
Bu evin ustası çok yaşa
And the mistress also,
Ve ayrıca hanım da,
And all the little children
Ve bütün çocuklar da
That round your table grow;
Senin tablondaki daire büyüyor;
The cattle in your stable,
Ahırındaki sığır,
The dogs at your front door,
Kapının önündeki köprekler,
And all that dwell within your gates
Ve kapında hayatını sürdürenler
We’ll wish you ten times more.
Ondan fazla dileyeceğiz.
A soul cake, a soul cake…
Bir ruh pastası,bir ruh pastası...
Go down into the cellar
Mahzene in
And see what you can find;
Ve ne görürsen bulabilirsin;
If the barrels are not empty
Eğer fıçılar boş değilse
We’ll hope that you’ll be kind;
Biz senin iyi kalpli olduğunu umut edeceğiz;
We’ll hope that you’ll be kind
Biz senin iyi kalpli olduğunu umut edeceğiz
With your apple and your pear,
Elmanla ve armudunla
And we’ll come no more a-soulin’
Ve daha fazla maneviyata dönmeyeceğiz
Till Christmas time next year.
Bir sonraki Christmas'a kadar
A soul cake, a soul cake…
Bir ruh pastası,bir ruh pastası...
The streets are very dirty,
Sokaklar çok kirli,
Me shoes are very thin,
Ayakkabılarım çok ince,
I have a little pocket
Küçük bir cebe sahibim
To put a penny in;
Bir sent koymak için;
If you haven’t got a penny
Eğer bir sentin yoksa
A ha’penny will do;
Aha sent yapacağız
If you haven’t got a ha’penny
Eğer bir sentin yoksa
God bless you.
Çok yaşa.
A soul cake, a soul cake…
Bir ruh pastası,bir ruh pastası...

Şarkı sözü kaynak:www.elyricsworld.com

Alicia Keys - Doesn’t Mean Anything (Türkçe Çevirisi)




















Used to dream of being a millionaire, without a care
Bir milyoner olmayı rüyada görürsün,önemseme
but if I’m seeing my dreams and you aren’t there
Ama eğer rüyalarımı görürsem ve sen orada değilsen
’cause it’s over
Her şey biter
that just wont be fair, darling.
Bu sadece adil olmayacak,sevgilim.

I’d rather be a poor woman living on the street,
Fakir bir kadın olarak sokaklarda yaşamayı tercih ederim
no food to eat
Yemek yemek yok
’cause I don’t want no pie if I have to cry
Çünkü eğer ağlayacaksam düş istemiyorum
’cause it’s over
Çünkü bitti
when you said goodbye
Sen güle güle dediğin zaman

All at once
Her şeyin başında
I had it all
Her şeye sahiptim
but it doesn’t mean anything
Ama bu hiçbir şey demek değil
now that you’re gone
Şimdi sen gittin
from above,
Üzerinden
seems I had it all
Her şeyi yaptım gibi görünüyor
but it doesn’t mean anything
Ama bu hiçbir şey demek değil
since you’re gone
Gittiğinden beri

Now I see myself through different eyes
Şimdi başka gözlere doğru bakıyorum
it’s no surprise
Bu sürpriz değil
but being alone would make you realize, when it’s over
Ama yalnız kalınca fark edersin,bittiği zaman
all in love is fair
Herşey aşkın adaletidir
I shoulda been there, I shoulda been there, I shoulda shoulda
Orada olmalıyım,orada olmalıyım,orada olmalıyım

All at once
Her şeyin başında
I had it all
Her şeye sahiptim
but it doesn’t mean anything
Ama bu hiçbir şey demek değil
now that you’re gone
Şimdi sen gittin
from above,
Üzerinden
seems I had it all
Her şeyi yaptım gibi görünüyor
but it doesn’t mean anything
Ama bu hiçbir şey demek değil
since you’re gone
Gittiğinden beri

I know I pushed you away
Biliyorum seni defettim
what can I do that would save our love
Sevgimizi kurtarmak için ne yaptım
take these material things
Bu malzemeleri al
they don’t mean nothing
Hiçbir anlama gelmiyorlar
its you that I want
Benim istediğim sensin

All at once
Her şeyin başında
I had it all
Her şeye sahiptim
but it doesn’t mean anything
Ama bu hiçbir şey demek değil
now that you’re gone
Şimdi sen gittin
from above,
Üzerinden
seems I had it all
Her şeyi yaptım gibi görünüyor
but it doesn’t mean anything
Ama bu hiçbir şey demek değil
since you’re gone
Gittiğinden beri

Şarkı sözü kaynak:www.musicloversgroup.com

3 Kasım 2009 Salı

Seether - Never Leave (Türkçe Çevirisi)




















Will I fall again into dismay?
Tekrar kaygıya düşecek miyim?
Will I be ashamed of crying?
Ağlamaktan utanacak mıyım?
And I know it's never been the way that I described
Ve biliyorum asla açıklayabileceğim bir yolu olmayacak
But I am afraid of trying
Ama denemekten korkuyorum
She's the one who keeps me all excited
O beni tamamen heyecanlandıran tek kişi
She keeps me begging for more
Daha fazlası için yalvarmaya devam ettiriyor
She's the one who deems me uninvited
O beni davetsiz farzeden tek kişi
Now it's over
Şimdi bitti

Never leave me, and don't deceive me
Asla terketme beni, ve bana ihanet etme
I'll keep on crawling my friend
Sürünüp duruyorum arkadaşım
Never tease me and don't leave me here
Ala dalga geçme benimle ve beni burada bırakma
It's all the same in the end
Sonunda herşey aynıdır

Now I find that I am weaker fair
Şimdi farkettim ki açıkça daha zayıfım
That I am ashamed of lying
Yalan söylemekten utanıyorum
And I know things never feel the way that's right inside
Ve biliyorum hiçbir şey içimdekileri hissettiremez
And I am afraid of dying
Ve ölmekten korkuyorum
'Cause you're the one who keeps me all excited
Çünkü sen beni heyecanlandıran tek kişisin
You keep me begging for more
Daha fazla yalvartıp duruyorsun beni
You're the one who keeps me uninvited
Sen beni davetsiz tutan tek kişisin
Now it's over
Şimdi bitti
Never leave me, and don't deceive me
Asla terketme beni, ve bana ihanet etme
I'll keep on crawling my friend...
Sürünüp duruyorum arkadaşım...

It's only a symbol
Bu sadece bir sembol

You've got me falling away
Beni düşerken yakaladın
And I am afraid
Ve korkuyorum
Take back what I said
Söylediklerimi geri alıyorum

Never leave me, and don't deceive me
Asla terketme beni, ve bana ihanet etme
I'll keep on crawling my friend
Sürünüp duruyorum arkadaşım
Never tease me and don't leave me here
Ala dalga geçme benimle ve beni burada bırakma
It's all the same in the end
Sonunda herşey aynıdır [x2]

It's all the same in the end
Sonunda herşey aynıdır
It's all the same in the end
Sonunda herşey aynıdır
It's all the same in the end
Sonunda herşey aynıdır
It's only a symbol
Bu sadece bir sembol

Şarkı sözü kaynak : www.sing365.com

Lily Allen - Who'd Have Known (Türkçe Çevirisi)


















It's 5 o clock in the morning,
Saat sabahın 5 i
Conversation got boring,
Konuşma sıkıcılaştı
You said you're going to bed soon,
Birazdan yatağa gideceğini söyledin
So I snuck off to your bedroom,
O yüzden yatak odana gizlice girdim
And I thought I'd just wait there,
Ve sanırım orada beklerdim
Untill I heard you come up the stairs,
Merdivenlerden geldiğini duyana kadar
And I pretended I was sleeping,
Ve uyuyormuşum gibi yaptım
And I was hoping you would creep in with me.
Ve yanıma süzüleceğii umuyordum

You put your arm around my shoulder,
Kollarını omuzuma koydun
It was as if the room got colder,
Sanki oda soğumuş gibi
And we moved closer in together,
Ve birlikte birbizimize yakınlaştık
And started talking about the weather,
Ve hava hakkında konuşmaya başladık
You said tomorow would be fun,
Yarın eğlenceli olur dedin
And we could watch A Place In The Sun,
Ve Güneşte Bir Yer filmini izleyebilirdik dedin
I didn't know where this was going,
Bunun nereye gideceğini bilmiyordum
When you kissed me.
Beni öptüğünde

Are you mine? Are you mine?
Benim misin? Benim misin?
Cos I stay here all the time,
Çünkü tüm zaman burada kalabilirim
Watching telly, Drinking wine,
Televizyon izleyerek, Şarap içerek,
Who'd have known, Who'd have known?
Kim bilirdi, kim bilirdi?
When you flash up on my phone,
Telefonda heyecanlandığında
I no longer feel alone,
Artık yalnız hissetmiyorum
No longer feel alone.
Artık yalız hissetmiyorum.

I haven't left you for days now,
Şimdi seni günlerce bırakmadım
And I'm becoming amazed how,
Ve nasıl hayrete düşüyorum
Your quite affectionate in public,
Açıkça sevecensin oldukça
In fact your friend said it
Hatta arkadaşın dedi bunu
made her feel sick,
Onu hasta hissettirdin
And even though it's moving forward,
Ve o ilerlediği halde
there's just the right amount of awkward,
Var olan ne kadar garip olduğu gerçeği
And today you accidentally,
Ve bugün kazara
Called me baby.
Beni aradın bebeğim.

Are you mine? Are you mine?
Benim misin? Benim misin?
Cos I stay here all the time,
Çünkü tüm zaman burada kalabilirim
Watching telly, Drinking wine,
Televizyon izleyerek, Şarap içerek,
Who'd have known, Who'd have known?
Kim bilirdi, kim bilirdi?
When you flash up on my phone,
Telefonda heyecanlandığında
I no longer feel alone,
Artık yalnız hissetmiyorum
No longer feel alone.
Artık yalız hissetmiyorum.

Let's just stay, Let's just stay,
Hadi sadece kal, Hadi sadece kal,
I wanna lie in bed all day,
Bütün gün yatakta uzanmak istiyorum,
We'll be laughing all the way,
Her şekilde kahkahalar atıyor olacağız,
You told your friends,
Arkadaşlarına anlat,
They all know,
Herkes biliyor,
That we exsist but we're taking it slow,
Bizim var olduğumuzu ama yavaştan aldığımızı
Lets just see how we go,
Hadi görelim nasıl gidiyoruz,
Now let's see how we go. [x2]
Şimdi hadi görelim nasıl gidiyoruz. (x2)


Şarkı sözü kaynak
: www.mp3lyrics.org