Opeth – Heritage Albüm İncelemesİ
Bilindiği üzere 14 Eylül 2011 tarihinde üstat Opeth – Heritage albümü ‘nü piyasaya sürdü. 10 şarkı ve 55 dakikadan oluşan albümün Türkiye satış fiyatı şu an 23,49 TL Eğer CD+DVD special edition almak isterseniz bu fiyat 29 lira oluyor.
Yurtdışı menşeili albümler için gayet uygun bir fiyat. Konu Opeth olunca pişman olma olasılığı düşüyor. O yüzden alıp dinlemekte fayda var.
Albüm kapağı şu şekilde:
Geçmeden bikaç şeyden bahsetmek istiyorum, albüm kapağıyla ilgili efsaneler yine dolaşmakta. Bilerek mi yapılmıştır, yoksa böyle bir şey yokta hayranları mu uyduruyordur bilmiyorum. Ben biraz üzerinden geçeyim, siz karar verin. Albüm kapağında sağ tarafta gördüğünüz şehrin “city of moon: opet” yani grubun isminin geldiği kitapta geçen “Opet” şehri olduğu düşünülüyor. Bu adamlar 10. albümlerini yayınladılar Kapakta 10 tane yıldız var, 9 tanesi bildiğimiz yıldızlar, 10. yıldız güneş. Mikael’in söylediğine göre bu onun yıllarca hayalini kurduğu albüm, onu güneş olarak gösterme isteği çok normal geliyor. Aynı 10 numaralandırması ağaçta bulunan sarı çiçekler içinde geçerli. Yerde bulunan sağ tarafta özel olarak ayrı duran iki kurukafaların yakın zamanda gruptan ayrılan Lopez ve Peter’e ait olduğunu söyleyenler var. Toplu olarak bulunan kurukafalarında diğer grup üyelerini temsil ettiği düşünülüyor. Her biri özel olarak farklı çizilmiş, saçı falan olan kurukafalar var. Bana bu bölüm biraz saçmalıkmış gibi geldi. 10 yıldız falan filan güzelde, adamlar neden eski arkadaşlarını kurukafa olarak göstersinler ki? Üstelik Martin Lopez zorunlu sebepler (bir tür kan hastalığı) yüzünden gruptan ayrılmışken. Yani ortada bir “yarı yolda bırakma” durumuda yok. Tabi içlerinde yaşananları bilemeyiz. Ha unutmadan sağdaki göletin normal renkte olduğu, soldaki devamının ise kırmızı renkte olması insanı kıllandırmıyor değil.
Tabi bunların hepsi birer saçmalıktan ibarette olabilir. Ben yinede üzerinden geçtim, karar siz ve araştırmalarınıza kalmış.
Şarkı listesi:
1. Heritage
2. The Devil’s Orchard
3. I Feel The Dark
4. Slither
5. Nepenthe
6. Häxprocess
7. Famine
8. The Lines In My Hand
9. Folklore
10. Marrow Of The Earth
Dvd:
1. Pyre
2. Face In The Snow
3. Making Of The Album Documentary
Albümün diğer albümlere nazaran çok çok farklı olduğu kesin. Nedenini bilmiyorum ama sanki bambaşka bir Opeth dinliyormuşum gibi. Biraz daha sakinler, ama şarkılarında “biz daha burdayız” demek için ani yükselişler kullanmışlar. Özellikle albümde bulunan “Famine” şarkısının müziği bunu size gösteriyor. Heme ardından gelen The Lines in My Hand şarkılarında (ki harika bi şarkı olmuş) eski Opeth’i daha iyi görebiliyorsunuz. Tabi arada giren küçük şeyler dışında.
İkide bir “eski Opeth, yeni Opeth” dediğime bakmayın. O kadar yüksek bi keskinlik yok. En azından abartmaya gerek yok.
Folklore şarkısı… o nasıl bir müzik, o nasıl bir doygunluktur. Dinledikçe dinledim, şu anda bu cümleyi yazarken dinliyorum. Sözlerine tamamen bakma fırsatım olmadı. Hafiften anladığım kadarıyla çok kötü durmuyorlar, zaten ne zaman kötü oldular ki?
Aşağıda Heritage yapım aşamasındayken grubun yeni klavyeciyle beraber stüdyoda çekilmiş bir fotoğrafı var.
En önemli noktalardan biri, hiç bir şarkıda brutal vokal yok. Bir Opeth albümü için bu çok garip bir detay. Bazı hayranları buna kızmış. Fakat bu albüme kızılmaz kanımca. Çünkü harika olmuş. Sevmeyenlerin gerekçelerini çok merak ediyorum. Eğer şüpheleri varsa Famine, Folklore ve The Devils Orchard ı üst üste açıp tekrar dinlemeliler. Etrafta “Opeth, opeth farklıydı, nasıl yaparlar bunu, inanamıyorum, ağlıyorum” falan diye dolaşmaya gerek yok. Zira dediğim gibi bu kadar abartmaya gerek yok. Opeth bu, opeth farklı. Hayranlarını ikiye böldüğü kesin, ama beğenmeyen tarafın çok az olduğunu görmekteyim.
Martin Lopez‘ e olan saygımız ve sevgimiz hiç bir zaman bitmeyecek. Fakat yeni davulcunun hakkını yememek lazım, albümde hiç ama hiç sırıtmamış. Bunu belirtmeden edemeyecektim. Rahatladım.
“Bu 10. Albümümüz. Albümü hepimiz yaptık ama benim 19 yaşımdan beri böyle bir çalışma yapma hayalim vardı ve bunu gerçekleştirdiğim için mutluyum. Bu albüm diğer albümlerden çok farklı olacak. Yazdığım şarkılarda hala eski elementlerden kaçamadığımı gördükçe kendimle mücadele ediyorum. ” Diyor. E doğru diyor, albüm farklı, albüm güzel, eski elementler tamamen yok olmuş değil. Albümü dinleyip “bunu opeth yapmış olamaz, kör olmak istiyorum” gibi şeyler söyleyecek insanlar çıkacağını sanmıyorum. Sevmeyebilirler, nefret edebilirler ama bu şekilde konuşmayacakları kesin.
Folklore şarkısının solosu biterken yazıyı bitiriyorum. Solo “ben mikael’in ürünüyüm” diyor. Albümün eskilerden esinlendiğini söylesek yalan olmaz herhalde. Arada dinlerken aklıma Pink Floyd gelmiyor değil hani. 55 dakikalık bir müzik zevki sizi bekliyor. Albümü bir şekilde dinleyin, pişman olmayacaksınız. Müzikseverlerin kulaklarında bir doygunluk olacağı kesin.
Dinlenmesi şiddetle tavsiye edilir. Opeth bu, opeth farklı.





fena albüm değil ama hala sindirme aşamasındayım şöyle açıp üst üste 3 4 kere daha dinlemek lazım