Opeth!
ısa ve net. Hayatımda yer edinmiş gruplardan biri. Progressive Death’in öncüsü diyebileceğim Opeth hakkında bir şeyler karalamazsam olmaz. Tabiki herkesin bildiği şeylerden bahsedeceğim, ama yinede ustalara saygı olsun diye onları anmak gerekir. Çoğu müzik severin kafasında bir şekilde yer edindiğine inanıyorum. Çünkü bu adamları özellikle bazı şarkılarını sevmemek için sağır olmak gerekiyor diye düşünüyorum. Tabi bu onların herkese hitap ettiği anlamına gelmiyor. Bazı insanların “ne diyor kardeşim bu” şeklinde çıkıştıklarını görebilirsiniz. Neyse yavaştan başlayayım.
Klasik bilgilerden başlayalım,
Kuruluş Yılları: 1990
Kuruldukları yer: İsveç, Sörskogen, Stockholm
Tür: Eskiden Extreme Progressive Metal, kimine göre Progressive Death Metal. Bazılarına göre şu anda sadece Progressive Metal. Evet biraz uzun oldu farkındayım. Ama bu sınıflandırma konusunda herkes bir şey iddaa ediyor, bende hepsini yazmak istedim.
Durumları: Aktif
Grup 1990 yılında David Isberg tarafından kuruldu. Her yerde yazdığı gibi grubun ismi Wilbur Smith’in “The Sunbird” romanından geliyor. Romanda kayıp bir “ay şehri” var ve adı “Opet” Grup üyeleri “h” harfinide ekleyerek kendi grup isimlerini oluşturmuşlar. İlk başlarda bu bilgiye güvenmeyip grubun kendi offical sitelerine baktım, beni wikipedia sayfasına yönlendirdi, orda da bu ismi görünce emin oldum ve yazdım. Çünkü çoğu yabancı kaynakta bu yazmıyor.
Nick Döring Bass (1990-1991)
Anders Nordin Davul (1990-1997)
David Isberg Vokal (1990-1992)
Johan DeFarfalla Bass (1991, 1994-1996)
Peter Lindgren Bass (1991), Gitar (1991-2007)
Andreas Dimeo Gitar (1991)
Kim Pettersson Gitar (1991)
Stefan Guteklint Bass (1992-1993)
Mattias Ander Bass (1992)
Martin Lopez Davul (1998-2005)
Per Wiberg: Klavye (2003-2011)
Eski üyeleride yazmak istedim çünkü bu üyelerin bazıları 2005 – 2007 gibi yakın tarihlerde de vardılar. Yani aslında gidişleri taze, hatta Per Wiberg abimiz 2011, yani bu sene ayrıldı. Kendisi “Krux” ve “Spritual Beggars” gruplarında hala klavye başında. Hatta Davulculardan “Martin Lopez” ayrılma sebebi hastalığıdır, 12 mayıs 2006 yılında yakalandığı bir tür kan hastalığı nedeniyle gruptan ayrılmıştır. Keyfi bir ayrılma olmadığı için ayrılması kimse tarafından dile getirilmemiş, tartışılmamıştır.
Bu kısmı biraz uzun olacak ama en sevdiğim kısımlardan biri, çünkü bu yazdığım albüm ve dvdlerin hepsini sıkılmadan dinlerim.
Tam Diskografi:
Apostle in Triumph [Demo] 1994
Orchid [Albüm] 1995
Morningrise [Albüm] 1996 (kendileri en sevdiğim albüm olurlar.)
My Arms, Your Hearse [Albüm] 1998
Still Life [Albüm] 1999
The Drapery Falls [Single] 2001 1
Blackwater Park [Albüm] 2001
Deliverance [Single] 2002
Deliverance [Albüm] 2002
Still Day Beneath the Sun [Single] 2003
Damnation [Albüm] 2003
Lamentations – Live At Shepherd’s Bush Empire [DVD] 2003
Selections From Ghost Reveries [Single] 2005
The Grand Conjuration (Video) [DVD] 2005
The Grand Conjuration [Single] 2005
Ghost Reveries [Albüm] 2005
Collector’s Edition Slipcase [Boxed set] 2006
The Roundhouse Tapes [Konser albüm] 2007
Ghost Reveries Instrumentals [Single] 2008
Porcelain Heart [Single] 2008
Porcelain Heart [Dijital single] 2008
Watershed [Albüm] 2008
Mellotron Heart [Single] 2008
The Candlelight Years [Boxed set] 2008
The Roundhouse Tapes [DVD] 2008
Burden [Single] 2008
The Throat of Winter [Single] 2010
The Wooden Box [Boxed set] 2010
Opeth In Live Concert at the Royal Albert Hall [DVD] 2010
Metal Radio Sampler [Single] 2011
The Devil’s Orchard [Single] 2011 1
The Devil’s Orchard – Live at Rock Hard Festival [Konser Albüm] 2011
Heritage [Albüm] 2011
Çok görünüyor olabilir, ama bu adamlardan ne kadar yararlansak azdır. Yani kendileri ölmeden önce ne kadar çok üretim yaparlarsa biz dinleyiciler için o kadar iyi. Yukarıda parantez içinde yazdığım gibi Morningrise benim en çok önem verdiğim albümlerden biridir. Bunun sebebi, Opeth’in kendini en çok o albümde gösterdiğini düşünmemdir. Şahsen sıkılmadan dinlemekteyim.
Kendilerinin, özellikle Mikael’in müzik konusunda nasıl bir üstat olduğunu konserlerini izleyerek görebilirsiniz. Bir “insan” vokal geçişlerini bu denli rahat yapabiliyorsa ondan korkmak gerekir.
Türkiye’ye 3 defa geldiler, hepsinde de büyük ilgi gördüler. Burayı sevdiklerini düşünüyorum. Şu anda 21. yıllarını kutluyorlar, umarım daha uzun zaman bizimle kalırlar.
Offical Sayfaları Aşağı Doğru Göstermek için tıklayın
İnternette hızlı arama linklerini aşağı doğru göstermek için tıklayın
Haklarında daha bir çok şey yazılabilir, fakat bunlar herkese göre değişir. Burada kişisel sevgim ve saygım çerçevesinde sürekli onları öveceğim için size teknik birkaç bilgi ve birkaç yorumdan başka bir şey vermedim. Söylemeden geçmemek gerek, dinleyin ve dinlettirin. DVD lerini izleyin, canlı performansları bambaşka.





